Ana Sayfa

Trump'ın İfade Özgürlüğüne Saldırısı: Birinci Değişiklik Tehlikede

1 dk okuma

Trump yönetimi, görevde olduğu kısa sürede ifade özgürlüğüne yönelik geniş çaplı bir baskı uygulayarak öğrenci protestocuları, avukatları ve basını hedef aldı. Bu durum, ABD demokrasisinin temel taşlarından biri olan Birinci Değişiklik haklarının ihlali olarak değerlendiriliyor. Özellikle Filistin yanlısı protestolara katılan yabancı öğrencilere karşı sert adımlar atıldı. Kolombiya Üniversitesi mezunu Mahmoud Khalil'in tutuklanması ve suçlama olmaksızın sınır dışı edilmeyi beklemesi, bu baskının çarpıcı bir örneği. Amnesty International USA gibi kuruluşlar, bu eylemlerin Filistin hakları için ayağa kalkan en savunmasız kişileri hedef alarak protestoları durdurmayı amaçladığını belirtiyor.

Başkan Trump, protestocuları tehdit etti, bazı haber kuruluşlarının Beyaz Saray etkinliklerini takip etmesini yasakladı ve geçmişte kendisine haksız yere saldırdığına inandığı hukuk firmalarına yaptırım uygulamak için başkanlık kararnameleri kullandı. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 300'den fazla yabancı öğrencinin vizesinin iptal edildiğini açıkladı. Bu iptallerde, ABD dış politikasını baltaladığı düşünülen kişilerin vizelerinin veya daimi ikametlerinin iptaline olanak tanıyan, nadiren kullanılan 1952 tarihli bir göçmenlik yasası hükmüne atıfta bulunuldu. Hukuk uzmanları, bu eylemlerin yürütme erki üzerindeki temel denge ve denetleme mekanizmalarını test edeceğini vurguluyor. Seton Hall Hukuk Fakültesi profesörü Jonathan Hafetz, bu durumu McCarthy döneminden bu yana görülen en ciddi ifade özgürlüğü saldırısı olarak nitelendiriyor.

İçgörü

Trump yönetiminin ifade özgürlüğüne yönelik eylemleri, ABD'nin temel demokratik değerlerini ve hukuk devleti ilkelerini ciddi şekilde tehdit ediyor.

Kaynak