Ana Sayfa

Trump Yönetimi, Göçmenlerden ve ABD Vatandaşlarından Sosyal Medya Bilgisi Toplayacak

1 dk okuma

Trump yönetimi, göçmenlik statüsü değişikliği başvurusunda bulunan milyonlarca kişiden sosyal medya hesaplarını toplama planını onayladı. Bu yeni gereklilik, daha önce yönetimin "beğenmediği" konuşmaları tespit etmek amacıyla sosyal medya verilerini kullanma niyetini açıkça belirtmesinin ardından geldi. Her yıl çalışma veya seyahat izni, yeşil kart ya da vatandaşlık gibi statü değişiklikleri için başvuran üç milyondan fazla kişi, artık hükümete sosyal medya adreslerini vermek zorunda kalacak. Bazı durumlarda, ABD vatandaşı, yeşil kart sahibi veya yasal olarak ülkede bulunan eşleri, çocukları ve ebeveynlerinin hesaplarını da sağlamaları gerekecek. Bu kurallar, başvuru sahiplerinin son beş yıl içinde kişisel, profesyonel veya bir kuruluş adına kullandıkları tüm sosyal medya hesaplarını (Facebook, X, Instagram, TikTok, YouTube, WhatsApp, Telegram, GroupMe dahil) bildirmelerini zorunlu kılıyor.

Bu geniş çaplı veri toplama girişimi, Anayasa'nın Birinci Değişikliği ile korunan ifade özgürlüğü, dernek kurma özgürlüğü, anonimlik ve mahremiyet haklarını ciddi şekilde ihlal ediyor. Brennan Center ve Knight First Amendment Institute gibi kuruluşlar, bu uygulamanın anayasal hakları zayıflattığını ve milyonlarca kişinin sürekli gözetlenmesine olanak tanıdığını belirtiyor. Verilerin uzun süreli saklanması ve paylaşılması, federal gizlilik yasalarını da çiğniyor ve sivil özgürlükleri koruyacak denetim mekanizmalarının eksikliği dikkat çekiyor.

Daha önce, İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) tarafından benzer bir sosyal medya toplama önerisi, Biden yönetimi tarafından 2021'de reddedilmişti. O dönemde, Yönetim ve Bütçe Ofisi, sosyal medya hesaplarının toplanmasının "parasal ve sosyal" maliyetlerini aşan bir fayda sağlamadığını belirtmişti. Hükümet, USCIS'in sosyal medya izlemenin "daha iyi inceleme ve ulusal güvenlik taraması" sağladığı iddiasını destekleyecek hiçbir kanıt sunamadı. Hatta, Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası aracılığıyla elde edilen belgeler, hükümet yetkililerinin 2021'deki bir incelemede vize başvurularındaki sosyal medya açıklama gerekliliğinin "hiçbir değer katmadığını" ve "ilgili sistemlerin tarama doğruluğunu iyileştirmede çok az etkisi olduğunu" kabul ettiğini gösteriyor.

İçgörü

Bu karar, milyonlarca kişinin mahremiyetini ve ifade özgürlüğünü tehdit ederken, ulusal güvenlik iddialarının temelsiz olduğunu gösteriyor.

Kaynak