Yazar, okul ağında hızlı bir VPN'e ihtiyaç duyan ve ücretli sağlayıcılara para ödemek istemeyen bir öğrenci olarak, e-posta sunucusuna erişmek ve Linux paketleri kurmak gibi sıradan işler için Tor'u kullandığını belirtiyor. Ancak Tor'un okul ağında yavaş çalıştığını ve düşük indirme hızları sunduğunu fark ediyor. Yazar, Tor'un sağladığı anonimliğe ihtiyaç duymadığını, öncelikli olarak hızlı bir bağlantı aradığını vurguluyor. Bu durum üzerine, doğrudan bir çıkış düğümüne (exit node) bağlanarak Tor'u tek atlamalı bir proxy olarak kullanıp kullanamayacağını sorguluyor.
Bu fikrin üzerine yaptığı araştırmada, Stack Exchange'de Tor'un tek atlamalı proxy olarak kullanılamayacağını belirten bir gönderiyle karşılaşıyor. Tor projesinin, çıkış düğümlerinin tek atlamalı proxy olarak kullanılmasını zorlaştırmak amacıyla bu özelliği kasıtlı olarak devre dışı bıraktığı ortaya çıkıyor. Yazar, Tor'un istemcilerin doğrudan bir çıkış düğümüne bağlanmasını engellediğini, hatta Tor kaynak kodunda bu engellemeyi yapan bir bölümün bulunduğunu belirtiyor. Bu kod parçası, bir bağlantının bilinen bir röle (relay) olup olmadığını kontrol ederek doğrudan bağlantıları reddediyor.
Yazar, bu engellemeye rağmen mantığını sürdürmeye karar veriyor. Eğer Tor, bir bağlantının bilinen bir röle olup olmadığını kontrol ediyorsa, kendisinin bir röle düğümü başlatıp aslında kendi verilerini gönderirken bir ara düğümden (middle node) yönlendirme yapıyormuş gibi davranarak bu kontrolü aşabileceğini düşünüyor. Makale, yazarın bu yeni yaklaşımı araştırmaya başladığı noktada sona eriyor ve Tor'un iç işleyişine dair derinlemesine bir inceleme sunuyor.
Bu makale, Tor'un anonimlik odaklı tasarımının, kullanıcıların hız ve basitlik arayışlarıyla nasıl çelişebileceğini ve geliştiricilerin bu kısıtlamaları aşmak için nasıl yaratıcı yollar aradığını gösteriyor.