Kevin Kelly'nin "The Singularity Is Always Near" başlıklı makalesi, teknolojik tekillik kavramına eleştirel bir bakış sunuyor. Yazar, yaygın kanının aksine, teknolojik tekilliğin sürekli bir yanılsama olduğunu ve her zaman yakın gibi görünse de aslında hiçbir zaman tam olarak gerçekleşmediğini savunuyor. Makale, bu fikrin kökenlerini ve gelişimini inceliyor.
Tekillik terimi, fizik biliminden, özellikle de kara deliklerin olay ufkundan ödünç alınmıştır; bu noktayı geçen hiçbir şeyin, bilgi dahil, geri dönemeyeceği ve geleceğinin bilinemeyeceği bir eşiği ifade eder. Matematikçi ve bilim kurgu yazarı Vernor Vinge, bu metaforu teknolojik değişimin hızlanmasına uyguladı. Vinge'e göre, bilgisayar gücündeki üstel artış, insan zekasını aşan yapay zekaların ortaya çıkmasına yol açacak ve bu da daha da akıllı sistemlerin yaratılmasıyla sonuçlanarak bilinemez bir geleceğe doğru hızla ilerleyecekti. Bu ilerlemenin bir grafikte sonsuzluğa yaklaşan bir eğri oluşturması, kavramı bir kara deliğin tekilliğine benzetiyordu.
Ünlü mucit Ray Kurzweil ise bu metaforu bilgisayar çiplerinin ötesine taşıyarak genomik, telekomünikasyon ve ticaret gibi bilgi odaklı birçok yenilik alanında benzer üstel hızlanmaların yaşandığını gösterdi. Ancak Kelly, bu sürekli hızlanmaya rağmen, bir 'tekillik' olarak adlandırılan o dönüm noktasının ya çoktan geçmiş olabileceğini ya da aslında hiçbir zaman tek bir belirgin olay olarak yaşanmayacağını öne sürüyor. Ona göre, teknolojik dönüşüm sürekli ve kademeli bir süreçtir, bu da tekilliği sürekli bir beklenti haline getiren ancak asla tam olarak gerçekleşmeyen bir illüzyon yapar.
Makale, teknolojik tekilliğin kaçınılmaz bir gelecek olmaktan ziyade, sürekli bir beklenti ve yanılsama olduğunu öne sürerek teknoloji felsefesine yeni bir bakış açısı getiriyor.