Ana Sayfa

Stanford'ın Sahte Engellilik Krizi: Sistemin İstismarı

1 dk okuma

Amerika'nın en seçkin üniversitelerinden Stanford'da öğrencilerin %38'inin engelli statüsünde kayıtlı olması, sistemin bozuk olmaktan ziyade, tam da tasarlandığı gibi çalıştığını ve dürüstlük yerine hile yapmayı ödüllendirdiğini gösteriyor. Bu oran, toplum kolejlerindeki %3-4'lük engelli öğrenci oranının çok üzerinde. Makale, bu durumun bir hastalık salgını değil, kurumsal bir çöküşün işareti olduğunu öne sürüyor. Öğrenciler, tek kişilik odalar, sınavlar için ek süre, devamsızlık affı, ödev gecikmeleri ve hatta sosyal anksiyete nedeniyle ders katılımından muafiyet gibi cömert imkanlardan faydalanmak için engellilik statüsünü istismar ediyor.

Bu imkanlara erişim süreci oldukça basit; genellikle minimal şüphecilikle yapılan 30 dakikalık bir Zoom görüşmesi yeterli oluyor ve bazı öğrenciler doktor raporuna bile ihtiyaç duymadıklarını belirtiyor. Hatta dikkat eksikliği ve Asperger sendromu gibi gerçek teşhisleri olan öğrenciler bile, yüksek akademik seviyede rekabet edebildikleri için bu tür imkanları hak etmediklerini düşünüyorlar. İstismar sadece engellilikle sınırlı kalmıyor; öğrenciler, zorunlu yıllık yemek planından kaçınmak için Jain inancı gibi dini beslenme kısıtlamaları olduğunu iddia ederek, yemek paralarını Whole Foods gibi yerlerde harcıyorlar.

Yönetim, ayrımcılık davaları riski nedeniyle bu iddialara meydan okumakta zorlanıyor. Makale, bu tür sistem istismarlarının normalleştiğini ve sadece üniversite ortamıyla sınırlı kalmayıp, toplumun diğer prestijli kurumlarına da yayıldığını savunuyor. Bu durum, dürüstlük ve çalışkanlık yerine sistem açıklarını kullanmanın ödüllendirildiği bir kültürü yansıtıyor.

İçgörü

Stanford'daki engellilik ve diğer sistem istismarları, dürüstlük yerine hile yapmayı ödüllendiren ve kurumsal çöküşe yol açan bir kültürü gözler önüne seriyor.

Kaynak