Avustralya'nın 16 yaş altı çocukların sosyal medya hesaplarına sahip olmasını engelleme kararı ve Birleşik Krallık'ta benzer tartışmalar, yazarın bu tür yasaklamaların kötü bir fikir olduğuna dair görüşlerini tetikliyor. Makale, "sosyal medya zararlı mı?" sorusunu ele alırken, bu tartışmanın genellikle eksik bir çerçeveyle yapıldığını belirtiyor. Yazar, Oxford İnternet Enstitüsü'nden Andy Przybylski'nin "neye kıyasla zararlı?" yaklaşımını benimsiyor. Çocukların sosyal medyada geçirdikleri zamanın, 1950'lerin veya 1990'ların "masum" eğlenceleriyle (TV izlemek gibi) karşılaştırıldığında, aslında geçmişteki "ahlaki paniklerin" günümüzdeki versiyonu olabileceğini öne sürüyor. Önemli olanın, sosyal medya yerine geçecek aktivitenin ne olacağını göz önünde bulundurmak olduğunu vurguluyor.
Makale, "çocuklar telefonlarında çok zaman geçiriyor" argümanının yetişkinler için de geçerli olduğunu belirtiyor; yetişkinlerin de sosyal medyayı çocuklar kadar alışkanlık haline getirdiğini ifade ediyor. Çocukların mental sağlığının sosyal medyadan daha fazla etkilendiği iddiasının ise yeterli kanıta dayanmadığını savunuyor. Korelasyonel "kanıtların" hem çocuklar hem de yetişkinler için mevcut olduğunu, ancak daha iyi tasarlanmış çalışmaların sonuçlarının daha az ikna edici olduğunu belirtiyor. Ayrıca, yetişkinlerin dürtü kontrolünün çocuklardan daha iyi olduğu varsayımını da sorguluyor, herkesin güçlü teknoloji şirketleri karşısında bir dereceye kadar çaresiz olduğunu ima ediyor.
Son olarak, çocukların okulda akran baskısına ve sosyal dışlanmaya maruz kalabileceği argümanına değiniliyor. Yazar, internet öncesi dönemdeki gençlerin de sosyal statüye takıntılı olduğunu ve gruplaşmalar yaşadığını hatırlatarak bu argümanı zayıflatıyor. Çocukların okul gibi "sosyal bir hayvanat bahçesinden" kaçışının daha zor olduğunu kabul etse de, yasaklamanın gerçek bir çözüm olmadığını ima ediyor.
Sosyal medya kullanımına getirilen yaş yasaklarının, çocukların dijital dünyadaki deneyimlerini ve alternatif aktiviteleri yeterince değerlendirmeden kolaycı bir çözüm olduğu eleştiriliyor.