Avustralya'nın sosyal medya hesapları için minimum yaşı 16 olarak belirlemesi, dünya genelinde büyük yankı uyandırdı ve birçok ülkenin benzer yasaları değerlendirmesine yol açtı. Bloomberg gibi yayınlar, bu eğilimin küresel çapta yayılmakta olduğunu belirtiyor. Bu tartışmaların merkezinde, yaş sınırının 15 mi yoksa 16 mı olması gerektiği ve ebeveynlerin daha küçük yaştaki çocukları için onay verip veremeyeceği gibi sorular yer alıyor. Makale, doğru cevapların "16" ve "hayır" olduğunu savunuyor.
Bu kararın temel nedeni, ergenliğin korunması gerekliliğidir. Ergenlik, beynin yeniden yapılanması ve kimlik oluşumu için kritik bir "hassas dönem" olarak kabul edilir. Bu dönemde beyin, gelen deneyimlere göre son derece "plastik" ve şekillendirilebilirdir. Modern gençlerin günde ortalama beş saatini sosyal medyada geçirmesi, beynin sürekli aktive olan nöron ve devreleri güçlendirmesine neden olurken, kullanılmayanları zayıflatır. Bu beyin şekillendirme süreci 25 yaşına kadar devam etse de, ergenliğin erken dönemlerinde daha yoğun ve kalıcı değişikliklere yol açar.
Makale, 15 yaşındaki birçok gencin hala ergenlik döneminde olduğunu, fiziksel gelişimlerinin devam ettiğini ve öz-düzenleme yeteneklerinin henüz tam olarak gelişmediğini vurguluyor. Bu nedenle, 15 yaşın sosyal medya için yeterli bir yaş sınırı olmadığını, ergenliğin son evrelerine kadar beynin korunması gerektiğini belirtiyor. Ebeveyn izni seçeneğinin de, bu kritik gelişim dönemindeki gençleri sosyal medyanın potansiyel zararlarından koruma amacını zayıflatacağı ifade ediliyor.
Sosyal medya platformları için belirlenecek yaş sınırları, gençlerin beyin gelişimi ve kimlik oluşumu üzerindeki dijital etkileri azaltarak, onların daha sağlıklı bir ergenlik dönemi geçirmelerine yardımcı olabilir.