Ana Sayfa

Sosyal Medya Patronları ve Sosyalleşme Savaşı

1 dk okuma

Sosyal medya platformları, kuruluşlarından itibaren, kullanıcıların doğal sosyalleşme biçimleriyle sürekli bir çatışma içinde olmuştur. Platform yöneticileri, "meşru" sosyalleşme türlerini belirleyerek, kullanıcıların ilişkilerini kendi algoritmik ve ticari hedeflerine uygun hale getirmeye çalışmaktadır. Bu durum, Larry Lessig'in "kod yasadır" ilkesini akla getirse de, William Gibson'ın "sokak, eşyalar için kendi kullanım yollarını bulur" sözüyle sıkça geçersiz kılınmıştır. Kullanıcılar, platformların dayattığı kısıtlamaları aşmak için yaratıcı yollar bulmuşlardır.

Örneğin, Friendster platformu, arkadaşlık bağlarını birebir ilişkilerle sınırlamaya çalışırken, kullanıcılar "New York City" gibi sahte hesaplar oluşturarak ortak ilgi alanlarına dayalı gruplar kurmuş ve sistemin "gayrimeşru" saydığı arkadaşlıkları kendi yöntemleriyle sisteme dahil etmişlerdir. Benzer şekilde, Mark Zuckerberg'in Facebook'ta ilişki durumu için "karmaşık" seçeneğini sunması, insan ilişkilerinin gerçek karmaşıklığını anlamadaki yetersizliğini göstermektedir. Platformlar için ilişkiler, reklam hedefleme, öneri sunma ve kullanıcıları kategorize etme gibi basit matematiksel işlemlerin birer öğesi olarak görülür.

Bu durum, sosyal medyanın milyar dolarlık bir iş haline gelmesiyle daha da keskinleşmiştir. Platform yöneticileri, insan ilişkilerini basitleştirerek ve standartlaştırarak kontrol etmeye çalışırken, kullanıcılar her zaman kendi sosyal dinamiklerini ve bağlantı kurma biçimlerini korumaya devam etmektedir. Bu sürekli çekişme, dijital sosyalleşmenin geleceğini şekillendiren temel bir dinamiktir.

İçgörü

Sosyal medya platformlarının, kullanıcıların doğal sosyalleşme biçimlerini kendi ticari ve algoritmik hedefleri doğrultusunda manipüle etme çabası, dijital etkileşimin temel doğasını sürekli olarak yeniden tanımlıyor.

Kaynak