Geleneksel kişisel bilgisayar dünyasında, bir belge oluşturup kaydettiğinizde, o dosya sizin olurdu. Dosyalar, içeriğin yaratıcısına ait olduğu, uygulamalardan bağımsız olarak kontrol edilebildiği ve başka uygulamalarla açılabildiği bir paradigmayı temsil eder. Bu paradigmaya göre, uygulamalar dosyaları sizin adınıza oluşturur ve okur, ancak dosyalar uygulamalara değil, onları kullanan kişiye aittir. Dosyaların bu bağımsızlığı, farklı uygulamaların birbirleri hakkında bilgi sahibi olmadan aynı içerikle çalışmasına olanak tanır; dosya formatı adeta bir API görevi görür. Örneğin, bir SVG dosyası Excalidraw'da oluşturulsa da, herhangi bir tarayıcı veya başka bir grafik düzenleyici tarafından görüntülenebilir, çünkü format açık bir standarttır.
Dosyaların bu yapısı, içeriğin uzun ömürlü olmasını sağlar. Bir araçla ürettiğimiz şeyin o araca ait olmaması gerektiği gerçek dünya sezgisini yakalar: bir el yazması daktiloda kalmaz, bir fotoğraf kamerada kalmaz. Anılarımız, düşüncelerimiz ve tasarımlarımız, onları oluşturmak için kullandığımız yazılımlardan daha uzun süre yaşamalıdır. Uygulamadan bağımsız bir depolama (dosya sistemi), bu ayrımı zorunlu kılar. Eğer bir uygulama kötüleşirse, kullanıcıların mevcut dosyaları için her zaman “bir sonraki uygulama” oluşturulabilir; uygulamalar gelip geçebilir, ancak içerik kalıcıdır.
Makale, bu güçlü "dosya paradigmasını" Instagram, Reddit, GitHub ve TikTok gibi sosyal bilişim uygulamalarıyla karşılaştırıyor. Tarihsel olarak sosyal bilişimde dosyaların pek yeri olmasa da, yazar bu iki dünyanın kesişimini ve dosya sistemlerinin temel prensiplerinin sosyal platformlarda kullanıcı içeriği sahipliği, taşınabilirlik ve birlikte çalışabilirlik sorunlarına nasıl çözüm getirebileceğini ima ediyor. İçeriğin platformlara kilitlenmesi yerine, kullanıcıların kendi verileri üzerinde daha fazla kontrol sahibi olabileceği bir gelecek vizyonu sunuluyor.
Dijital içerik sahipliği ve veri taşınabilirliği sorunlarına, geleneksel dosya sistemi yaklaşımının sosyal bilişim platformları için bir çözüm olabileceği fikri, kullanıcıların dijital haklarını güçlendirecek önemli bir tartışma başlatıyor.