Sanat ve müziğin insanlarda yarattığı güçlü duygusal tepkiler, özellikle de "tüylerin ürpermesi" olarak bilinen deneyim, uzun süredir merak konusu olmuştur. Yeni bir araştırma, bu tür tepkilerin genetik temellerini inceleyerek, Hollanda'dan 15.606 katılımcının genetik verilerini ve kendi bildirimlerini analiz etti. Çalışma, estetik (görsel sanat ve şiir) ve müzik kaynaklı tüylerin ürpermesine yatkınlıktaki varyasyonun %29'a kadarının ailevi ilişkilerle açıklanabileceğini ortaya koydu. Bu oranın dörtte biri ise yaygın tek nükleotid polimorfizmleri (SNP) ile ilişkilendirildi.
Araştırma ayrıca, estetik ve müzik kaynaklı tüylerin ürpermesi arasında .58'lik orta düzeyde bir genetik korelasyon bulunduğunu gösterdi. Bu bulgu, farklı sanat formlarına karşı güçlü duygusal tepkilere duyarlılığı etkileyen ortak genetik varyasyonların varlığına işaret ediyor. Dahası, deneyime açıklık (openness to experience) ile ilgili bir poligenik indeksin (PGI) hem estetik hem de müzik kaynaklı tüylerin ürpermesine yatkınlıkla ilişkili olduğu tespit edildi. Bu, genel sanatsal ilgi alanlarını da içeren kişisel özelliklerin genetik kökenleri olabileceğini düşündürüyor.
Bu sonuçlar, hem katkı sağlayan genetik varyasyonun hem de paylaşılan yaygın SNP'lerin ötesindeki ailevi ilişkilerin sanatsal, şiirsel ve müzikal ifadelerden kaynaklanan tüylerin ürpermesine yatkınlığa katkıda bulunduğunu gösteriyor. Çalışma, insan davranışlarının ve sanata karşı tutumların modern genomik ve nesiller arası aktarım modelleri aracılığıyla incelenmesi için yeni ve umut verici bir yol açıyor.
Sanat ve müziğin tetiklediği güçlü duygusal tepkilerin genetik kökenleri olduğu ve bu yatkınlığın ailevi faktörler ve belirli genetik varyasyonlarla ilişkili olduğu ortaya konmuştur.