ABD istihbarat raporlarına göre, Rusya'nın İran'a Amerikan birliklerinin, gemilerinin ve uçaklarının konumları ve hareketleri hakkında istihbarat sağladığı ortaya çıktı. Bu durum, Moskova'nın ABD-İran çatışmasına ilk kez doğrudan müdahil olduğuna dair önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Rusya'nın İran ile paylaştığı istihbaratın büyük bir kısmı, Moskova'nın gelişmiş uydu sistemlerinden elde edilen görüntülerden oluşuyor. Bu yardım karşılığında Rusya'nın ne elde ettiği henüz net değil. Ancak son günlerde İran insansız hava araçlarının, ABD askerlerinin bulunduğu noktalara saldırılar düzenlemesi, istihbarat paylaşımının potansiyel etkilerini gündeme getiriyor.
Çin'in de İran'a finansal yardım, yedek parça ve füze bileşenleri sağlamaya hazırlandığına dair ABD istihbarat bilgileri bulunuyor. Ancak Pekin, enerji tedarikini tehlikeye atmamak adına çatışmanın sona ermesini istediği için daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise Rusya ve Çin'in İran ile olan savaşta "pek de bir faktör olmadığını" belirtmişti. Rusya ve İran, son üç yıldır füze ve insansız hava aracı teknolojileri konusunda iş birliği yapıyor; İran, Rusya'ya Ukrayna'yı hedef alması için Shahed dronları ve kısa menzilli balistik füzeler sağlarken, Rusya da İran'ın nükleer programını güçlendirmesine yardımcı oluyor.
ABD'nin İran'a yönelik operasyonunda 50.000'den fazla asker, 200'den fazla savaş jeti ve iki uçak gemisi görev yapıyor. Pentagon yetkililerine göre, ABD'nin askeri hedefi, İran'ın balistik füze yeteneklerini ortadan kaldırmak. Bu füzeler, İran'ın nükleer programını geliştirmek için bir "kalkan" olarak kullandığı belirtiliyor. Savaşın ne kadar süreceği ise henüz açıklanmadı.
Rusya'nın ABD-İran çatışmasına doğrudan istihbarat desteğiyle müdahil olması, bölgesel gerilimi artırarak küresel güç dengelerini etkileyebilir.