28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'ı bombalamasından yaklaşık 12 saat sonra ortaya çıkan gizemli bir kısa dalga radyo sinyali, dünya genelindeki amatör radyo meraklılarının dikkatini çekti. Günde iki kez yayın yapan bu sinyalde, Farsça konuşan bir erkek sesi rastgele sayılar okuyor ve ardından üç kez "tavajjoh" (dikkat) kelimesini tekrarlıyordu. Bu yayın, kimin tarafından yapıldığı ve amacının ne olduğu konusunda birçok spekülasyona yol açtı.
Beş gün sonra, 4 Mart'ta sinyal daha da ilginç bir hal aldı: Elektronik gürültüyle karıştırılmaya başlandı, bu da sayıları duymayı neredeyse imkansız hale getirdi. Orijinal yayın bir süre durakladıktan sonra başka bir kısa dalga frekansına geçti. Bu durum, "numbers station" (sayı istasyonu) teknolojisi konusunda uzman Akin Fernandez'e göre, sinyalin alıcısının sayıları duymasını istemeyen birinin varlığına işaret ediyor. Fernandez, bunun iki grup arasında düşmanca bir durum olduğunu ve istasyonu karıştırma yeteneğine sahip olanın kim olduğu sorusunu gündeme getirdi. ABD'nin bu yeteneğe sahip olması, sinyalin İran tarafından iletildiğini; İran'ın bu yeteneğe sahip olması ise ABD'nin kaynak olduğunu düşündürüyor. Ancak Fernandez, daha çok İran'a karşı bir operasyon olabileceği görüşünde.
Kimin yayın yaptığı veya kimin karıştırma yaptığına bakılmaksızın, bu gizemli yayın, WhatsApp ve Signal gibi uygulamalarda yaygın olarak kullanılan dijital şifrelemenin olmadığı başka bir döneme, Soğuk Savaş dönemine bir gönderme yapıyor. Sayı istasyonları, genellikle dünyanın dört bir yanındaki casuslara gizli mesajlar iletmek için radyo yayınlarını ve eski usul kriptolojiyi kullanan bir araçtır. Rastgele sayılar serisi ve "tek kullanımlık şifreleme defteri" (one-time pad) adı verilen bir çözümleyici anahtar kullanılarak, mesajlar sadece doğru anahtara sahip kişiler tarafından çözülebilir. Fernandez'e göre, sayı istasyonu kodları "kesinlikle kırılamaz" çünkü kullanılan sayı anahtarları mükemmel derecede rastgele üretilir. Bu durum, dijital çağda bile geleneksel casusluk yöntemlerinin hala geçerli olabileceğini gösteriyor.
Bu gizemli radyo sinyali, dijital çağda bile eski usul casusluk yöntemlerinin hala kullanılabileceğini ve bölgesel gerilimlerin elektronik savaş boyutunu gözler önüne seriyor.