Bu makale, Nesne Yönelimli Programlama'nın (OOP) üç temel sütunundan biri olan kalıtımı (inheritance) derinlemesine inceliyor ve Rust'ın neden bu yaklaşımdan bilinçli olarak uzak durduğunu açıklıyor. Yazar, kalıtımın OOP'nin "en tuhaf" yönü olduğunu belirtirken, kapsülleme (encapsulation) ve polimorfizm gibi diğer kavramların modern programlama dillerinde farklı ve genellikle daha üstün şekillerde var olduğunu vurguluyor. Özellikle C++ ve Java gibi statik OOP dillerine odaklanarak, kalıtımın Rust'ta doğrudan bir karşılığı olmadığını ve bu eksikliğin aslında bir avantaj olduğunu savunuyor. Makale, dinamik dillerdeki "duck-typing" tarzı OOP yaklaşımlarının bu tartışmanın kapsamı dışında olduğunu da belirtiyor.
İnsanların kalıtımı neden bu kadar çekici bulduğunu sorgulayan makale, "X bir Y'dir" şeklindeki sezgisel hiyerarşik sınıflandırma modelinin, eğitim sistemimiz tarafından da desteklenen bir düşünce yapısı olduğunu belirtiyor. Bu modelin, gerçek dünyadaki akıl yürütme biçimini programlamaya aktarma çabası olarak görüldüğü ve bu nedenle OOP'nin sezgiselliğiyle mükemmel bir uyum içinde olduğu düşünülüyor. Ancak yazar, kaplanların hayvanlardan veya dikdörtgenlerin şekillerden kalıtım alması gibi başlangıç seviyesi örneklerin, gerçek programlama problemlerini yansıtmadığına dikkat çekiyor. Bu tür soyut prensiplerin, programcıları somut kodlama ihtiyaçlarından uzaklaştırdığı ve kalıtımın pratik faydasının sorgulanması gerektiği savunuluyor. Yazar ayrıca, kalıtım derken her alt tip-üst tip ilişkisini veya Rust'taki lifetime'ları kastetmediğini de açıklığa kavuşturuyor, bu kavramların Rust'ta farklı şekillerde ele alındığını belirtiyor.
Rust'ın kalıtım yerine farklı soyutlama mekanizmalarını tercih etmesinin, daha esnek ve sorunsuz kod tabanları oluşturmaya olanak tanıdığını gösteriyor.