Roma, geçmiş savaşların izlerini taşıyan top gülleleriyle dolu bir şehir. Pek çok kişi bilmese de, şehrin dört bir yanında hala görülebilen bu gülleler, Roma'nın zengin ve çalkantılı tarihine tanıklık ediyor. Şehir, yüzyıllar boyunca birçok çatışmanın merkezi olmuş ve bu kalıntılar, ziyaretçilere geçmişin hikayelerini fısıldıyor. Bu gülleler, sadece birer savaş kalıntısı olmanın ötesinde, şehrin direncini ve değişen kaderini sembolize ediyor.
Bu güllelerden en dikkat çekici olanlarından biri, Tiber Adası'ndaki San Bartolomeo all’Isola Tiberina Kilisesi'nde bulunan "mucize top güllesi". 1849'da Fransızlar tarafından ateşlenen bu 14 cm çapındaki gülle, kilisenin duvarını delip geçerek Meryem Ana Şapeli'nin sunağına düşmüş. O sırada kilise kalabalık olmasına rağmen mucizevi bir şekilde kimse yaralanmamış. Bu olaydan sonra gülle, şapelin sol duvarına yerleştirilerek anıt bir yazıtla ölümsüzleştirilmiş. Bir diğer gülle ise Palazzo Colonna'daki Salone d’Onore'nin mermer merdivenlerine saplanmış durumda. Bu da 1849'da Fransızlar tarafından Janiculum'dan ateşlenmiş ve açık bir pencereden içeri girmiş.
Villa Medici'de de bir top güllesi bulunuyor. Efsaneye göre, bu güllenin İsveç Kraliçesi Christina tarafından atıldığı söyleniyor. Kraliçenin sabırsızlığını veya terk edilme öfkesini ifade ettiği iddia edilen bu olay, gerçekte o dönemin toplarının menzili düşünüldüğünde pek olası değil. Ancak Villa Medici'nin bronz kapısında hala ilginç bir göçük görülebiliyor. Son olarak, Aurelian Duvarı boyunca, Corso d’Italia'da, 1870'teki Roma'nın İtalya Krallığı'na ilhakı sırasında duvara saplanmış başka bir savaş kalıntısı da mevcut. Bu gülleler, Roma'nın sadece antik kalıntılarla değil, yakın tarihin dramatik olaylarıyla da dolu olduğunu gösteriyor.
Roma'nın tarihi sadece antik kalıntılarla sınırlı olmayıp, şehrin dört bir yanına dağılmış top gülleleri aracılığıyla yakın geçmişteki savaşların ve dramatik olayların izlerini de barındırmaktadır.