Ana Sayfa

Richard Stallman'dan Yapay Zeka, Bağlantılı Araçlar ve Akıllı Telefonlara Sert Eleştiri

1 dk okuma

Richard Stallman, günümüz teknolojilerinin çeşitli yönlerine yönelik eleştirilerini dile getirdi. Yapay zeka (AI) teriminin yanlış kullanıldığını belirterek, büyük dil modellerini "üreteçler" olarak adlandırdı. Bu sistemlerin gerçek bir zekaya sahip olmadığını ve ürettikleri metinlerin güvenilmez olduğunu vurgulayan Stallman, "Pretend Intelligence" (Taklit Zeka) terimini önerdi. Amacının, bu sistemlere duyulan pazarlama kaynaklı güveni kırmak ve kullanıcıların hayatlarını büyük şirketlerin kontrolündeki bu sistemlere emanet etmelerini engellemek olduğunu ifade etti. Ayrıca, bu sistemlerin hiçbirinin özgür yazılım olmadığını da ekledi.

Stallman'ın eleştirileri sadece yapay zeka ile sınırlı kalmadı. Günümüz otomobillerinin "kötü niyetli işlevler" içerdiğini ve internete bağlı olmamaları gerektiğini savundu. Akıllı telefonları ise "Orwellvari bir takip ve gözetim cihazı" olarak tanımlayarak kullanmayı reddettiğini belirtti. Özgür yazılımın, bu tür kötü niyetli işlevlerin kaldırılmasına olanak tanıdığını vurguladı. Konuşmasında ayrıca karanlık modeller, sansür, arka kapılar, abonelikler ve uzaktan güncellemeler gibi konulara da değinen Stallman, kullanıcıların düzeltemediği güvenlik açıklarının özgür olmayan yazılımların bir sonucu olduğunu ifade etti.

Oyun donanımlarına ve yaş doğrulama yasalarına da değinen Stallman, oyunların çoğunun tescilli yazılım olduğunu ve bu nedenle ilgilenmediğini belirtti. Yaş doğrulama yasalarını ise "haksız gözetim" olarak nitelendirdi. Kendi tercih ettiği işletim sisteminin Trisquel olduğunu ve mobil cihaz işletim sistemlerinin "temelde hepsinin kötü" olduğunu, çünkü mobil cihazların yaptığı takibi istemediğini dile getirdi. Rust diline genel olarak olumlu yaklaşsa da, tüm dillerin özgür yazılımla uygulanması gerektiğini savundu.

İçgörü

Richard Stallman'ın modern teknolojiye yönelik eleştirileri, kullanıcı gizliliği, özgür yazılımın önemi ve büyük şirketlerin kontrolündeki sistemlerin potansiyel tehlikeleri hakkında önemli bir farkındalık yaratıyor.

Kaynak