İnsan yaşamı için oksijen vazgeçilmez bir ihtiyaçtır ve hava yolu yönetimi acil tıbbın kritik bir parçasıdır. Ancak baş, boyun travmaları veya akciğer enfeksiyonları gibi durumlarda geleneksel solunum yolları tıkanabilir veya akciğerler işlevini yitirebilir. Bu gibi hayati tehlike arz eden durumlarda, vücuda oksijen sağlamak son derece zorlaşır. Mevcut destekleyici ventilasyon yöntemleri akciğerlere zarar verebilirken, akciğerlerin tamamen işlevsiz kaldığı durumlarda genellikle tek seçenek, kanı vücut dışında oksijenlendiren karmaşık ve riskli bir yöntem olan ECMO (ekstrakorporeal membran oksijenasyon) uygulamasıdır. Bu yöntem, ciddi komplikasyonlara ve potansiyel olarak ölümcül yan etkilere yol açabilir.
Bu tür yaşam-ölüm senaryolarında, akciğerler veya hava yolu ciddi şekilde tehlikeye girdiğinde kullanılabilecek alternatif bir oksijenasyon tekniğine ihtiyaç duyulmaktadır. Yeni araştırmalar, "enteral ventilasyon" adı verilen ve oldukça sıra dışı bir yöntem olan rektal oksijenasyonun bu ihtiyacı karşılayabileceğini öne sürüyor. Bu teknik, perfluorodecalin adı verilen özel bir oksijen taşıyıcı sıvının rektal yolla uygulanmasını içeriyor. Bu sayede, akciğerlerin işlevine bağımlı kalmadan hastaya oksijen ulaştırılması mümkün olabilir.
Perfluorodecalin, oda sıcaklığında sıvı halde bulunan, kimyasal ve biyolojik olarak inert kabul edilen bir florokarbondur. En önemli özelliği, yüksek miktarda oksijen çözebilmesidir; örneğin, 100 mL perfluorodecalin, 25°C sıcaklıkta 49 mL oksijeni çözebilir. Ayrıca karbondioksit de taşıyabilir. Geçmişte, vücudun belirli bölgelerine topikal olarak oksijen sağlamak veya organları oksijen açısından zengin bir ortamda korumak için kullanılmıştır. Bu araştırmalar henüz erken aşamada olup, ilk testler rektal doz uygulamasının etkinliğini değerlendirmeye odaklanmıştır.
Akciğerlerin veya hava yolunun işlevini yitirdiği acil durumlarda rektal yolla oksijenasyon, hayat kurtarıcı bir alternatif sunabilir.