Ana Sayfa

Rekabet, Pazar Doğrulaması Değildir

1 dk okuma

Girişimcilik dünyasında yaygın bir yanılgı, yüksek rekabetin bir pazarın doğrulanmış olduğu anlamına geldiği inancıdır. Özellikle pivot aşamasındaki kurucular, uzun bir rakip listesi gördüklerinde rahat bir nefes alarak pazarın varlığını ve büyüklüğünü kanıtlanmış sayabilirler. Ancak makale, rekabetin büyük bir pazar için bir ön koşul olabileceğini, fakat asla bir kanıtı olmadığını vurgular. Hatta birçok durumda, rekabetin yüksek olması, kurucuların göz ardı etmesi gereken yanıltıcı bir sinyal olabilir.

Bu yanılgının temelinde, startup'ların sadece ürünlerini sattıkları "gerçek pazar"da değil, aynı zamanda "yatırım pazarı"nda (hisse karşılığı nakit) ve "kurucu pazarı"nda (fikir ve yetenek arzı) da faaliyet göstermesi yatar. Piyasada paranın aşırı arzı (örneğin düşük faiz oranları nedeniyle) veya kurucuların ve fikirlerin aşırı arzı, gerçek müşteri talebi olmasa bile belirli dikeylerde yoğun rekabet yaratabilir. Düşük faiz oranları, yatırımcıların parayı dağıtma ihtiyacını artırarak, bir şirketin başarıyla yatırım almasıyla "sıcak" hale gelen alanlarda mekanik bir rekabet seviyesi yükseltebilir.

Benzer şekilde, bir fikrin kolayca akla gelmesi ve hızlıca hayata geçirilebilmesi (örneğin etkinlik yönetimi uygulamaları gibi CRUD tabanlı projeler), o alanda hızla çok sayıda şirketin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu durumlar, pazarın gerçek bir talepten ziyade, arz tarafındaki faktörler nedeniyle kalabalıklaştığını gösterir. Dolayısıyla, kurucuların rekabeti bir başarı göstergesi olarak değil, daha derinlemesine pazar araştırması yapmaları gerektiğine dair bir uyarı işareti olarak görmeleri önemlidir.

İçgörü

Girişimcilerin, yüksek rekabetin her zaman büyük ve kârlı bir pazarın göstergesi olmadığını anlamaları, kaynaklarını daha doğru alanlara yönlendirmeleri için kritik öneme sahiptir.

Kaynak