Yazar, on yıl öncesine dayanan Qt ve özellikle QML ile olan olumlu anılarını tazelemek ve Rust'ın sunduğu avantajları kullanarak "gerçekten native" bir uygulama geliştirmek amacıyla ilginç bir projeye girişiyor: bir Telegram klonu oluşturmak. Web geliştiricisi olarak çalışmasına rağmen, kullanıcı arayüzleri tasarlama ve zorlu problemleri çözme tutkusunu sürdüren yazar, Telegram'ın kullanıcı arayüzüne olan hayranlığını dile getiriyor. Bu proje, QML'in kolay tasarım yetenekleri ile Rust'ın derleme zamanı bellek güvenliği gibi güçlü özelliklerini bir araya getirme arzusundan doğuyor.
Projenin ilk adımlarında yazar, Rust ile Qt arayüzlerini birleştirmek için mevcut araçları araştırıyor. Özellikle qmetaobject-rs ve cxx-qt gibi kütüphaneleri inceliyor. Tam Qt işlevselliğine erişim sağlaması ve cargo run komutunun hızlı çalışması gibi beklentileri nedeniyle cxx-qt ile başlamaya karar veriyor. Yazar, bu projenin sadece birkaç günlük eğlenceli bir deneyim olduğunu ve şimdilik rafa kaldıracağını belirtse de, QML ve Rust'ın potansiyelini bir araya getirme çabası, modern uygulama geliştirme paradigmalarına ışık tutuyor. Ayrıca, Element X uygulamasının matrix-rust-sdk kütüphanesini kullanmasından bahsederek, gelecekteki benzer projeler için olası bir yol haritasına da değiniyor.
Bu makale, modern programlama dillerini (Rust) geleneksel UI framework'leri (Qt/QML) ile birleştirerek native uygulama geliştirmenin potansiyelini ve zorluklarını kişisel bir deneyim üzerinden sunuyor.