ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, askeri subayların profesyonel eğitim ve lisansüstü programlar için katılabileceği üniversite listesini kökten değiştiriyor. Cuma günü yayımladığı bir memorandum ile 2026-2027 akademik yılından itibaren belirli Kıdemli Hizmet Koleji burs programlarını iptal ettiğini duyurdu. Hegseth, bu kararı, liderlerin "cumhuriyetin kurucu ilkelerine dayalı, güç yoluyla barışı ve Amerikan ideallerini benimseyen, ulusal stratejilere odaklanmış ve gerçekçiliğe dayalı stratejik düşünürler" yetiştirmek amacıyla aldığını belirtti. Ona göre, listeden çıkarılan kurumlar, liderlerin savaş yeteneklerini geliştirmekte yetersiz kalıyor veya savunmakla yemin ettikleri değerleri baltalıyor.
İptal edilen kurumlar arasında Harvard, MIT, Yale, Columbia, Brown ve Princeton gibi Ivy League okullarının yanı sıra Carnegie Mellon ve Johns Hopkins Üniversitesi İleri Uluslararası Araştırmalar Okulu gibi önde gelen üniversiteler bulunuyor. Hegseth, bu kurumları "Amerikan vergi mükelleflerinin fonlarıyla beslenip, Amerikan karşıtı hoşnutsuzluk ve orduya karşı küçümseme fabrikalarına dönüşmekle" suçladı. Yeni potansiyel ortak okullar arasında ise Liberty Üniversitesi, George Mason Üniversitesi, Pepperdine, Tennessee Üniversitesi, Michigan Üniversitesi, Nebraska Üniversitesi, Kuzey Karolina Üniversitesi, Clemson ve Baylor gibi kurumlar yer alıyor.
Ancak bu karar, bazı yasaklı okulların askeriye ile yapay zeka (AI) ve uzay gibi kritik alanlarda önemli ortaklıkları olduğu gerçeğiyle çelişiyor. Örneğin, Kara Kuvvetleri'nin AI Entegrasyon Merkezi, uzun süredir AI inovasyonunun önemli bir kaynağı olan Carnegie Mellon Üniversitesi'nde bulunuyor. Benzer şekilde, Uzay Kuvvetleri de subay eğitimi için Johns Hopkins Üniversitesi ile iş birliği yapıyordu. Hegseth'in bu direktifinin mevcut ortaklıkları nasıl etkileyeceği henüz belirsizliğini koruyor. Bu değişiklik, Trump yönetiminin Anthropic ile AI teknolojisi tedarikini kesip OpenAI ve xAI ile bağlarını genişlettiği bir döneme denk geliyor.
Bu karar, ABD askeri eğitim stratejisinde köklü bir değişimi işaret ederken, ülkenin önde gelen akademik kurumları ile savunma sanayii arasındaki ilişkileri yeniden şekillendirecek ve özellikle yapay zeka gibi kritik teknoloji alanlarındaki iş birliklerini etkileyebilir.