Ana Sayfa

Paris'in Bisiklet Devrimi: Dünyaya Örnek Bir Dönüşüm

1 dk okuma

Paris, uzun yıllar boyunca trafik sıkışıklığı ve kalabalık bulvarlarıyla anılan bir şehirken, son beş yılda bisiklet dostu bir metropole dönüştü. Fransız başkentinde bisiklet kullanım oranı %5'ten %11'e çıkarak iki kattan fazla arttı ve Copenhagenize Endeksi'ne göre Paris'i dünya genelinde bisiklet kullanımında 5. sıraya taşıdı. Bu çarpıcı yükseliş tesadüf eseri gerçekleşmedi; güçlü siyasi irade, genişleyen korumalı bisiklet yolları ağı ve cesur şehir planlama kararları, bisikleti şehrin eşi benzeri görülmemiş dönüşümünün temel bir direği haline getirdi.

Şehir, yüzyıllara dayanan kültürel ve mimari mirasına rağmen, kamusal alanı hızlı ve etkili bir şekilde yeniden dağıtabileceğini gösterdi. Bu sayede şehrin tarihi cazibesi korunurken, otomobiller yerine insanlara öncelik veren sokaklar yaratıldı. Sonuç olarak, ebeveynlerin çocuklarını kargo bisikletleriyle okula götürdüğü, işe gidip gelenlerin korumalı şeritlerde Seine Nehri boyunca süzüldüğü ve bisiklet sürmenin artık cesur bir tercih değil, pratik, günlük bir gerçeklik olduğu bir şehir ortaya çıktı.

Bu dönüşümün arkasında siyasi irade, verilerin stratejik kullanımı ve sokak alanının nasıl tahsis edildiğini yeniden düşünme isteği vardı. Pandemi, geçici bisiklet yollarının ("coronapistes") hızla kurulmasıyla bir dönüm noktası oldu. Başlangıçta acil bir müdahale olan bu yollar, kısa sürede değerini kanıtladı ve yüzlerce kilometrelik kalıcı, şehir çapında bir bisiklet ağına dönüştü. Yapılan bir araştırma, bu dönüşümün dayanıklılığını incelerken, tek bir müdahalenin değil; özel şeritler, düşük emisyon bölgeleri, yakıt fiyatları ve yayalaştırma çabaları gibi koordineli politikaların kümülatif etkisinin bu başarıyı getirdiğini ortaya koydu.

İçgörü

Paris'in bisiklet devrimi, güçlü siyasi irade ve koordineli şehir planlamasıyla köklü bir kentsel dönüşümün mümkün olduğunu gösteren ilham verici bir örnektir.

Kaynak