Panda diplomasisi, Çin'in dev pandaları diğer ülkelere hem diplomatik bir araç hem de yaban hayatı koruma çabalarının bir parçası olarak gönderme uygulamasıdır. 1941'den 1984'e kadar Çin hükümeti pandaları hediye ederken, 1984'ten sonra Çin Halk Cumhuriyeti'nin politika değişikliği nedeniyle bu uygulama kiralama şeklinde devam etmiştir. Bu strateji, Çin'in uluslararası ilişkilerde yumuşak güç kullanmasının ve kültürel etkileşimini artırmasının önemli bir yolu olmuştur.
Modern çağdaki ilk panda diplomasisi örneği, 1941 yılında Soong Mei-ling (Madame Chiang) tarafından düzenlenmiştir. Japonya'nın kuşatması altındaki Çin'e ABD'nin yaptığı yardımlara teşekkür etmek amacıyla Madame Chiang, dramatik bir jest yapmak istemiştir. Bu kapsamda, David Crockett Graham'ın yakaladığı iki canlı panda, Bronx Hayvanat Bahçesi'ne gönderilmek üzere hazırlanmıştır. Teslim töreni, Çin ve ABD radyolarında yayınlanmak üzere planlanmış, ancak atmosferik koşullar nedeniyle ABD'ye ulaşamamıştır.
Pandalar, Hong Kong üzerinden Filipinler'e ve oradan da altı haftalık dolambaçlı bir gemi yolculuğuyla San Francisco'ya ulaştırılmıştır. Ne yazık ki, pandalar yoldayken Pearl Harbor bombalanmış ve bu diplomatik jestin başlangıcı, İkinci Dünya Savaşı'nın yoğunlaştığı bir döneme denk gelmiştir. Bu olay, panda diplomasisinin sadece bir jest olmanın ötesinde, uluslararası ilişkilerin karmaşık dinamikleri içinde nasıl yer aldığını göstermektedir. Çin, pandaları kullanarak dostluk köprüleri kurmuş, kültürel alışverişi teşvik etmiş ve dünya sahnesindeki konumunu güçlendirmiştir.
Panda diplomasisi, Çin'in uluslararası ilişkilerde kültürel mirasını ve doğal zenginliklerini kullanarak diplomatik bağları güçlendirme ve yumuşak güç uygulama stratejisinin somut bir örneğidir.