Son on yılda özel sermaye şirketleri, ABD genelinde 500'den fazla otizm terapi merkezini bünyesine kattı. Brown Üniversitesi'nden araştırmacıların yaptığı yeni bir çalışmaya göre, bu satın almaların yaklaşık %80'i dört yıllık bir süreçte (2018-2022) gerçekleşti. JAMA Pediatrics dergisinde yayımlanan bu bulgular, özel sermayenin otizm tedavileri ve hizmetlerindeki artan rolüne dair ilk ulusal değerlendirmelerden birini sunuyor. Araştırmacılar, 2024 itibarıyla 42 eyalette toplam 574 otizm terapi merkezinin özel sermaye firmalarına ait olduğunu ve bu merkezlerin büyük çoğunluğunun 142 ayrı anlaşma sonucunda edinildiğini belirtiyor.
Çalışmanın yazarı ve sağlık ekonomisti Yashaswini Singh, finans firmalarının sağlık hizmetlerinin hassas bir alanına hızla girdiğini ve bu durumun kamuoyu denetiminden uzak olduğunu vurguluyor. Singh, özel sermayenin geleneksel yatırım alanlarından farklı olarak otizm merkezlerine yönelmesinin, özellikle Medicaid programları tarafından sigortalı olan çocuklarla ilgili potansiyel zararların daha ciddi olabileceği endişesini dile getiriyor. Finansal kazançların önceliklendirilmesi durumunda, bakım yoğunluğunun artırılarak eyalet Medicaid bütçeleri üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.
Araştırma, yatırımların çocuklarda otizm teşhis oranlarının yüksek olduğu ve sigorta kapsamı üzerinde daha az kısıtlamaya sahip eyaletlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Örneğin, çocukluk çağı otizm prevalansı en yüksek olan eyaletlerin, özel sermaye destekli kliniklere sahip olma olasılığının %24 daha fazla olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, bu satın almaların ölçeği ve hızı, özel sermayenin sağlık hizmetleri pazarına girişindeki büyüyen eğilimi açıkça ortaya koyduğunu ve finansal teşviklerin ailelerin ihtiyaçlarının önüne geçebileceği endişesini taşıdığını ifade ediyor.
Özel sermaye firmalarının otizm tedavi merkezlerini hızla satın alması, sağlık hizmetlerinde finansal kazançların hasta refahının önüne geçme potansiyelini ve kamu denetimi eksikliğini ortaya koyuyor.