Günümüz otomobilleri, 'over-the-air' (OTA) güncellemeler aracılığıyla sürekli veri toplama ve bilgi-eğlence ekranlarında reklam gösterme eğilimine giriyor. Başlangıçta yeni özellikler ve düzeltmeler sunmanın pratik bir yolu olarak görülen bu teknoloji, artık veri mahremiyetinin ihlali ve sürücülerin dikkatini dağıtan reklamların kaynağı haline gelmiş durumda. Özellikle Jeep'in sahibi Stellantis, uzatılmış garanti ve indirim teklifleri için sürücülere sürekli pop-up'lar göstererek tepki çekiyor. Şirket, bu durumu bir 'bilgi güncellemesi' veya 'müşterilerle iletişimde kalma' olarak savunsa da, kullanıcılar reklamların rahatsız edici ve hatta kapatılamaz olmasından şikayetçi.
Bu reklamlar, araç dururken bile can sıkıcı olabilirken, sürüş sırasında ortaya çıktığında ciddi güvenlik riskleri taşıyor. Bir Subaru sürücüsü, otoyolda seyir halindeyken SiriusXM reklamının bilgi-eğlence ekranını tamamen kaplaması nedeniyle aracının kontrolünü neredeyse kaybettiğini iddia etti. Bu tür olaylar, otomobil üreticilerinin reklam stratejilerinin sadece kullanıcı deneyimini değil, aynı zamanda yol güvenliğini de tehlikeye atabileceğini gösteriyor.
Otomobillerin adeta hareketli birer reklam panosuna dönüşmesi, sürücülerin kişisel verilerinin ne kadarının toplandığı ve nasıl kullanıldığı konusunda endişeleri artırıyor. Bu durum, otomotiv sektöründe mahremiyetin ve kullanıcı kontrolünün geleceği hakkında önemli soruları gündeme getiriyor ve tüketicilerin bu yeni 'normal'e karşı nasıl bir duruş sergileyeceği merak konusu.
Otomobillerin veri toplama ve reklam gösterme eğilimi, sürücülerin mahremiyetini ihlal etmenin yanı sıra yol güvenliği için de potansiyel riskler oluşturuyor.