Mevcut iki partili sistemin yol açtığı sorunlara çözüm arayan "The Peoples Act", orantılı temsil sistemini öneriyor. Bu yasa tasarısı, Minnesota gibi eyaletlerde tek temsilci seçilen mevcut sistemin demokrasiyi zayıflattığını belirtiyor. Orantılı temsil, seçmenlerin tek bir kişiye yerine bir partiye oy vermesini ve koltukların partilerin aldığı oy oranına göre dağıtılmasını öngörüyor. Bu sistemin temelinde, seçim bölgelerinin büyüklüğü ve her bölgeden kaç temsilci seçileceği yatıyor.
Makale, seçim bölgelerindeki temsilci sayısının artırılmasının, küçük partilerin temsiliyet şansını nasıl yükselttiğini detaylı tablolarla açıklıyor. Örneğin, tek temsilcili bölgelerde azınlık partileri genellikle hiç temsilci çıkaramazken, bölgedeki temsilci sayısı arttıkça (örneğin 8-16 temsilciye ulaştığında) daha adil bir dağılımın ortaya çıktığı görülüyor. Ancak çok düşük oy oranına sahip partilerin (örneğin %1 oy alan Sosyalistler) temsilci çıkarabilmesi için çok sayıda temsilcinin seçildiği devasa bölgelere ihtiyaç duyuluyor. Bu durumda bile, küçük partilerin koalisyon kurma veya değiştirme gücüne sahip olamayacağı belirtiliyor.
Önerilen sistem, mevcut "kazanan hepsini alır" modelinin aksine, tüm oyların değerini artırarak daha kapsayıcı bir siyasi temsil sağlamayı hedefliyor. Amaç, seçmenlerin tercihlerinin parlamentoya daha doğru bir şekilde yansımasını sağlamak ve böylece daha güçlü bir demokrasi inşa etmektir. Bu reform, vatandaşların siyasete katılımını artırarak ve daha geniş bir yelpazede siyasi görüşün temsil edilmesine olanak tanıyarak mevcut sistemdeki kilitlenmeyi aşmayı amaçlamaktadır.
İki partili sistemin kısıtlamalarını aşarak daha adil ve kapsayıcı bir siyasi temsil sağlamak için orantılı temsil sisteminin nasıl bir çözüm sunabileceğini gösteriyor.