Yapay zeka sohbet robotu ChatGPT'nin geliştiricisi OpenAI, 2023 misyon beyanında yapay zekayı "finansal getiri ihtiyacıyla kısıtlanmadan, insanlığa güvenli bir şekilde fayda sağlayacak" şekilde inşa etmeyi hedeflediğini belirtiyordu. Ancak şirketin son IRS açıklama formunda (Kasım 2025'te yayınlanan ve 2024'ü kapsayan) "güvenli" kelimesinin misyon beyanından çıkarıldığı fark edildi. Bu kelime değişikliği, OpenAI'ın kâr amacı gütmeyen bir kuruluştan giderek daha fazla kâr odaklı bir işletmeye dönüşmesiyle aynı zamana denk geliyor. Bu durum, şirketin ürünlerinin güvenliğiyle ilgili devam eden davalar ışığında özellikle dikkat çekici; zira birçok davacı psikolojik manipülasyon, haksız ölüm ve intihara yardım iddialarında bulunuyor.
Kâr amacı gütmeyen kuruluşların hesap verebilirliği ve sosyal girişimlerin yönetimi konusunda uzman bir akademisyen, bu değişikliği büyük ölçüde gözden kaçan ancak önemli bir dönüşüm olarak değerlendiriyor. OpenAI'ın bu yeniden yapılanması, toplum olarak hem büyük faydalar sağlayabilecek hem de felaketle sonuçlanabilecek zararlar verebilecek kuruluşların çalışmalarını nasıl denetleyeceğimize dair bir test vakası niteliğinde. Şirket, başlangıçta 2015 yılında kâr amacı gütmeyen bir bilimsel araştırma laboratuvarı olarak kurulmuştu ve bulgularını kamuya açık ve telifsiz yaparak topluma fayda sağlamayı amaçlıyordu.
Ancak yapay zeka modellerini geliştirmek için gereken finansmanı sağlamak amacıyla, CEO Sam Altman liderliğinde 2019'da kâr amacı güden bir yan kuruluş oluşturuldu. Microsoft başlangıçta bu girişime 1 milyar dolar yatırım yaptı ve bu miktar 2024'e gelindiğinde 13 milyar doları aştı. Karşılığında Microsoft'a, ilk yatırımının 100 katı ile sınırlı olmak üzere gelecekteki kârlardan pay sözü verildi. 2024'ün sonlarında yapılan 6.6 milyar dolarlık bir sonraki finansman turu ise, OpenAI'ın geleneksel bir kâr amacı güden şirkete dönüşmesi koşulunu getirdi; bu sayede yatırımcılar kâr sınırlaması olmaksızın hisse sahibi olabilecek ve yönetim kurulunda yer alabileceklerdi. Ekim 2025'te OpenAI, Kaliforniya ve Delaware başsavcılarıyla anlaşarak iki ayrı yapıya bölündü: kâr amacı gütmeyen OpenAI Vakfı ve yeni kurulan kâr amacı güden kamu yararı şirketi OpenAI Grubu. Vakıf, Grubun hisselerinin yaklaşık dörtte birine sahip.
OpenAI'ın misyonundan "güvenli" kelimesini çıkarması ve kâr odaklı bir yapıya geçişi, yapay zeka etiği, güvenliği ve şirketlerin toplumsal sorumluluğu arasındaki gerilimi gözler önüne seriyor.