Ana Sayfa

Okullar Bozuk Değildi: Silikon Vadisi EdTech Yalanıyla Eğitimi Nasıl Etkiledi?

1 dk okuma

Utah'ta standart test sonuçları, on yıldan uzun süredir düşüş eğiliminde. Özellikle 4. ve 8. sınıf öğrencilerinin okuma ve matematik puanlarındaki düşüş, eyaletin ilk bilgisayar tabanlı adaptif testi olan SAGE'in 2014'te uygulanmaya başlamasıyla örtüşüyor. Nörobilimci ve eski öğretmen Jared Cooney Horvath, bu dönüm noktasının tesadüf olmadığını belirtiyor. Horvath'a göre, 2014 öncesinde bilgisayarlar okullarda çevresel bir rol oynarken, bu tarihten sonra her okulun eyalet değerlendirmesine katılabilmek için dijital altyapıya sahip olması zorunlu hale geldi. Bu durum, "The Digital Delusion" adlı kitabın yazarı Horvath'ın gözlemlerine göre sadece Utah'a özgü değil; dünya genelinde sınıflarda bilgisayar ve tablet kullanımının artmasıyla paralel olarak test puanlarında yaşanan küresel bir düşüşün parçası.

Horvath, ABD Senatosu'nda verdiği ifadede, teknolojinin sadece test puanları üzerinde değil, aynı zamanda bu testlerin ölçmeyi amaçladığı bilişsel yetenekler üzerinde de olumsuz bir etkisi olduğunu savundu. Modern tarihte ilk kez, Gen Z'nin standart değerlendirmelerde ebeveynlerinden daha düşük performans gösterdiğini, yani bilişsel olarak önceki nesillerden daha az yetenekli olduğunu belirtti. Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) verilerine atıfta bulunarak, dünya genelindeki 15 yaşındaki öğrenciler arasında test puanlarındaki düşüş ile bilgisayar başında geçirilen süre arasında doğrudan bir korelasyon olduğunu, ekran başında daha fazla zaman geçirmenin daha kötü puanlarla ilişkilendirildiğini ortaya koydu.

Horvath, bu beceri kayıplarından eğitim teknolojilerini (EdTech) sorumlu tutuyor. 21. yüzyılın başlarında ve ilk on beş yılında, teknoloji şirketlerinin ve savunucularının eğitim sisteminin bozuk olduğuna ve bilgisayarların bunu düzeltebileceğine dair yanlış bir anlatı yaydığını iddia ediyor. Ancak Horvath'a göre, bu plan geri tepti ve öğrenme ortamlarını zayıflattı. Horvath, bunun teknolojiye tamamen sırt çevirmekle ilgili bir tartışma olmadığını, aksine eğitim araçlarını insan öğrenmesinin gerçek işleyişiyle uyumlu hale getirme meselesi olduğunu vurguluyor. Kanıtlar, ayrım gözetmeksizin dijitalleşmenin öğrenme ortamlarını güçlendirmek yerine zayıflattığını gösteriyor.

İçgörü

Eğitim teknolojilerinin yaygınlaşmasının öğrenci başarısı ve bilişsel yetenekler üzerindeki olumsuz etkilerini bilimsel verilerle ortaya koyarak, dijitalleşmenin eğitimdeki rolünü yeniden sorgulatıyor.

Kaynak