Rusya'nın 9 Ocak 2026'daki "Oreshnik" saldırısı, NATO'nun ne yapıp ne yapmayacağını şekillendirmeye yönelik stratejik bir işaret olarak görülüyor. Rusya'nın Ukrayna'daki nükleer silah kullanımının, nükleer silahların sadece şehirleri yok etmek için değil, aynı zamanda zorlayıcı diplomasi ve risk manipülasyonu aracı olarak geri döndüğünü gösteriyor. RAND Europe'un 2025 senaryo analizi de Rusya'nın siyasi tavizler veya yaptırım hafifletme karşılığında sınırlı bir nükleer saldırı tehdidinde bulunabileceği bir zorlayıcı diplomasi yolunu içeriyor.
Bu durum, Nordik ülkeleri için rahatsız edici bir stratejik çıkarım doğuruyor. Rusya'nın nükleer tutumu ve genişletilmiş caydırıcılığın (extended deterrence) zayıflığı göz önüne alındığında, Nordik ülkeleri NATO ile operasyonel olarak entegre, işbirlikçi bir nükleer sigorta poliçesi (nuclear hedge) oluşturmayı düşünmelidir. Amaç, Rus maceracılığını caydıracak yeterli bir caydırıcılık gücüne sahip, ancak sıkı demokratik kontrol altında bir düzenleme sağlamaktır. Nükleer silahların artan faydası ve sınırlı kullanım seçeneklerinin varlığı, geleneksel düşüncelerin aksine, bu silahların operasyonel bir değeri olduğunu ortaya koyuyor. Genişletilmiş caydırıcılığın artık güvenilirliğini yitirdiği bir ortamda, Nordik ülkeleri kendi güvenliklerini sağlamak için yeni stratejik yaklaşımlar benimsemek durumundadır.
Rusya'nın nükleer tehditlerini artıran stratejisi, Nordik ülkelerini NATO'nun zayıflayan güvencelerine bel bağlamak yerine kendi nükleer caydırıcılıklarını geliştirmeye itiyor.