Yaklaşık bir yıl önce Arch Linux'tan NixOS'a geçiş yapan bir kullanıcı, bu deneyiminin ardından neden Arch Linux'a geri döndüğünü detaylandırıyor. NixOS'un sistem konfigürasyonunu tek bir dosyada tanımlama, tekrarlanabilir yapılar sunma ve kolay geri alma gibi cazip özelliklerine rağmen, yazar pratikte sürekli sorunlarla karşılaştığını belirtiyor.
Yazarın NixOS'tan vazgeçmesinin temel nedenlerinden biri, sistemin sık sık bozulması. Arch Linux'u beş yılda sadece bir kez bozduğunu belirten yazar, NixOS'un ise güncellemelerden önce bile sorun çıkardığını ifade ediyor. nixos-rebuild komutunun başarılı olması için sürekli konfigürasyon değişiklikleri yapma, yeniden derleme ve düzeltme döngüsüne girmek oldukça can sıkıcı hale gelmiş. Ayrıca, yeni konfigürasyon başarılı olsa bile, yeniden başlatmanın ardından kopyala-yapıştır, ses veya Bluetooth gibi bileşenlerin rastgele çalışmayı durdurması gibi beklenmedik sorunlar yaşanmış.
Diğer önemli bir sorun ise devasa güncelleme boyutları. NixOS, bağımlılıkları Arch Linux'tan farklı ele alarak eski sürümlerin yanına yenilerini kuruyor, bu da disk kullanımını büyük ölçüde artırıyor ve sistem boyutunun hızla büyümesine neden oluyor. Ayrıca, paketlerin izole ortamlarda derlenmesi, küçük güncellemelerde bile her şeyin kaynaktan derlenmesini gerektiriyor. Cachix gibi ikili önbellek hizmetleri teorik olarak kurulumları hızlandırsa da, sistem farklılıkları nedeniyle paketlerin sık sık eksik olması, gereksiz derlemelere ve uzun sürelere yol açıyor. Bu sorunlar, yazarın Arch Linux'un daha yönetilebilir güncelleme yapısına geri dönmesine neden olmuş.
NixOS'un tekrarlanabilir sistem konfigürasyonu vaadine rağmen, sık karşılaşılan hatalar, büyük güncelleme boyutları ve uzun derleme süreleri gibi pratik zorluklar, kullanıcıları daha geleneksel dağıtımlara geri dönmeye itebilir.