Nike, ürünlerini üreten işçilerin ailelerini geçindirebilecekleri ve bir miktar harcanabilir gelirlerinin kalacağı bir "yaşam ücreti" kazanmaları gerektiğini savunuyor. Ancak ProPublica ve The Oregonian/OregonLive tarafından yapılan bir analiz, Nike'ın son on yıldaki Endonezya'daki genişlemesinin bu hedefleri doğrudan baltaladığını ortaya koydu. Şirketin tedarik zincirindeki istihdam, asgari ücretin yaşam ücreti tahminlerinin çok altında kaldığı bölgelerde önemli ölçüde artarken, daha iyi ücret ödeyen bölgelerde ise genel olarak azaldı. Bu durum, çok uluslu şirketlerin daha düşük iş gücü maliyetleri arayışının, bazen ülke içinde bölgeler arası bir kayışla büyük tasarruflar sağlayabildiğini gösteriyor. Endonezya, Nike'ın ikinci en büyük üretim merkezi olup, tedarikçileri 280.000 kişiye istihdam sağlıyor. 2015'ten geçen yıla kadar, başkent Cakarta gibi asgari ücretin yaşam ücretine yakın veya üzerinde olduğu yüksek ücretli bölgelerde yaklaşık 36.000 iş kaybedildi. Bu bölgelerde aylık asgari ücret genellikle yaklaşık 300 dolar civarında. Buna karşılık, Orta ve Batı Cava'nın asgari ücretin yaklaşık 165 dolar olduğu ve yaşam için yeterli kabul edilenden çok uzak olan bölgelerinde Nike tedarikçilerinin iş gücü yaklaşık 112.000 kişi arttı. Nike, daha az gelişmiş bölgelerin ekonomik büyümeden dışlanmaması gerektiğini belirtse de, bu eğilim mevcut işçilerin işlerini tehdit ediyor ve şirketin etik taahhütleriyle çelişiyor.
Nike'ın, yaşam ücreti taahhütlerine rağmen Endonezya'daki üretimini daha düşük ücretli bölgelere kaydırması, küresel tedarik zincirlerindeki iş gücü maliyeti optimizasyonunun etik boyutlarını gözler önüne seriyor.