New York Valisi Kathy Hochul'un eyaletin araç ve trafik yasalarında değişiklik yapma önerisini geri çekmesiyle, New York City dışındaki ticari robotaksi hizmetlerinin önü kapanmış oldu. Bu durum, Waymo gibi şirketlerin eyalete genişlemesini engelledi. Ancak sorun, teknolojinin kendisinde değil; Waymo'nun robotaksileri halihazırda altı ABD şehrinde başarıyla faaliyet gösteriyor. Asıl mesele, düzenleyicilerin, yasa koyucuların ve halkın bu otonom sistemlerin güvenli bir şekilde çalıştığını bağımsız olarak doğrulayabilecekleri bir mekanizmanın olmaması. Bu "güven açığı", benzer tekliflerin sürekli olarak reddedilmesine yol açıyor. Hochul'un teklifi, başvuru ücreti ve finansal güvence gibi makul önlemler içerse de, yasa koyucuların "bu araç yollarda anbean ne yapıyor?" sorusuna yanıt vermiyordu. Şu anda, otonom araç (AV) şirketleri operasyonel verileri (sensör okumaları, yapay zeka kararları, hız, rota) kendi özel sistemlerinde tutuyor ve paylaşımı kendi takdirlerine bırakıyor. Düzenleyicilerden doğrulamak yerine güvenmeleri isteniyor ki New York örneği bunun yeterli olmadığını gösterdi. Bu güven eksikliği, sadece robotaksilerde değil, otonom sistemlerin insanlarla birlikte çalıştığı depolar, kampüsler ve hastaneler gibi her yerde mevcut. PhyWare, bu boşluğu kapatmak amacıyla otonom sistemler için bir veri platformu geliştiriyor. Temel fikir, her otonom sistemin neyi, ne zaman ve neden yaptığının doğrulanabilir bir kaydına sahip olmasıdır – tıpkı robotlar için bir uçuş kaydedici gibi. PhyTrace, robotlardan kapsamlı operasyonel verileri gerçek zamanlı olarak yakalarken, PhyCloud bu verileri kriptografik kökenle değiştirilemez bir şekilde depolar. Bu sayede, herhangi bir otonom sistem için güvenilir, bağımsız olarak doğrulanabilir bir denetim izi oluşturuluyor.
Otonom araç teknolojisi hazır olsa da, düzenleyici kurumların ve halkın bu sistemlerin güvenliğini bağımsız olarak doğrulayamaması, yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeldir.