Bryan Cantrill, "Müşterilerinizi Sevin" başlıklı makalesinde, şirketlerin müşterileriyle olan ilişkisinin uzun vadeli başarıları için kritik önemini vurguluyor. Oracle'ın Sun'ı satın almasının ardından Oracle'ın müşterilerine karşı duyduğu küçümsemeyi kabul edemediği için şirketten ayrıldığını belirten Cantrill, Sun'ın bu konuda tam tersi bir yaklaşıma sahip olduğunu ifade ediyor. Bu deneyimini, eski bir Sun meslektaşının Broadcom'un VMware'i satın alması sonrası Broadcom hakkındaki şaşırtıcı olumlu yorumlarıyla karşılaştırarak aktarıyor.
Cantrill'in meslektaşı, Broadcom'un "temiz bir nefes" olduğunu ve müşterilerin ürün değişikliklerinden "son derece mutlu" olduğunu, hatta ayrılmaya çalışanların bile "sürünerek geri döndüğünü" iddia ediyor. Ancak Cantrill, bu yorumların Oracle'ın müşterilerine yönelik küçümseyici tutumunu hatırlattığını ve eski VMware müşterilerinin Broadcom'a karşı açtığı davalarla çeliştiğini belirtiyor. Müşterilerine dava açan veya müşterileri tarafından dava edilen şirketlerin utanç verici bir durumda olduğunu ve bu tür şirketlerin kısa vadede başarılı olsalar bile uzun vadede ayakta kalamayacaklarını savunuyor.
Makale, zorlamanın bir iş modeli haline geldiği yerlerde inovasyonun sadece gereksiz değil, aynı zamanda karşıt bir durum olduğunu öne sürüyor. Cantrill, kendi şirketi Oxide'da, en iyi ve en kalıcı şirketlerin müşterilerini sevdiğine inandıklarını ve müşterileri adına yenilik yapmaya odaklandıklarını vurgulayarak, bu felsefenin şirketlerinin misyonunun temelini oluşturduğunu belirtiyor. Müşteri sevgisinin, şirketlerin uzun ömürlülüğü ve gerçek inovasyon kapasitesi için vazgeçilmez olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.
Şirketlerin müşterilerine olan yaklaşımı, kısa vadeli kazançların ötesinde, uzun vadeli başarılarını ve inovasyon yeteneklerini doğrudan etkiler.