2025 yılında dünyanın en zengin 500 kişisi, servetlerine rekor bir şekilde 2,2 trilyon dolar daha ekleyerek toplam servetlerini 11,9 trilyon dolara çıkardı. Bloomberg'in raporuna göre, bu devasa artışın yaklaşık dörtte biri, aralarında Jeff Bezos, Larry Ellison, Elon Musk, Michael Dell, Sergey Brin, Larry Page, Jensen Huang ve Mark Zuckerberg'in de bulunduğu sekiz ultra zengin isme ait. Özellikle Elon Musk'ın Tesla'daki yeni tartışmalı ödeme paketi sayesinde dünyanın ilk trilyoneri olabileceği belirtiliyor.
Bu durum, insan hakları aktivistleri ve iklim bilimcileri tarafından "ahlaksız açgözlülük" olarak nitelendirilirken, milyarlarca insanın yoksulluk içinde yaşadığı bir dönemde küresel bir servet vergisi uygulanması yönündeki çağrıları güçlendirdi. Rapor, bu servet artışının 2024'teki Başkan Donald Trump'ın seçim zaferiyle "turboşarjlandığını" ve Trump ile ailesinin de 2025'in en büyük kazananları arasında yer aldığını vurguluyor. Trump'ın seçim zaferinin ardından birçok Büyük Teknoloji milyarderinin kendisiyle yakınlaştığı ve Musk'ın hatta federal işgücüne yönelik saldırılarda önemli rol oynadığı belirtiliyor.
Servet eşitsizliğinin bu denli büyümesi, gezegeni ve insanları parçalayan mevcut siyasi-ekonomik sistemin diz çöktürülmemesi halinde insanlığın da yok olacağı yönünde sert uyarılara yol açıyor. Uzmanlar, bu kadar zenginliğe sadece çalışarak ulaşılamayacağını, sağcı partilerin fonlandığını, işçi ve insan haklarına karşı çıkıldığını ve normal insanlardan daha fazla kirliliğe neden olunduğunu savunarak, küresel bir servet vergisinin gerekliliğini yineliyor.
Dünyanın en zenginlerinin servetlerinin rekor seviyelere ulaşması, küresel ekonomik eşitsizliği derinleştirerek servet vergisi gibi radikal politikaların gerekliliğini gündeme getiriyor.