İnsanlık tarihi boyunca açıklayamadığımız olgulara mistik derdik; yıldızların hareketi, gazların davranışı gibi. Ancak birkaç yüzyıl içinde, bu fenomenleri bilim adı altında insan sorgulamasının alanına çektik. Geriye dönüp bakıldığında, bu açıklamaların ne kadar kısa ve öz olduğu şaşırtıcıdır: F=ma, E=mc², PV=nRT gibi formüllerle evrenin geniş alanlarını sıkıştırabildik. En derin gerçekler bir peçeteye sığabiliyordu, çünkü o dönemdeki araçlar (kalem, kara tahta, insan hafızası) teorilerin küçük ve insan ölçeğinde işleyebilir olmasını gerektiriyordu. Bu durum, iyi teorilerin küçük olduğuna dair örtük bir inanç geliştirmemize yol açtı; bir teori zarifse ona güvendik.
Bu yaklaşım, "karmaşık" (complicated) olarak adlandırılan bir problem sınıfı için olağanüstü iyi çalıştı. Karmaşık sistemler, birçok parçası yapılandırılmış şekillerde etkileşime giren ancak nihayetinde ayrıştırılabilen sistemlerdir; bir jet motoru veya bir dizüstü bilgisayarın devre kartı gibi. Bu sistemleri bileşenlerine ayırabilir, her birini inceleyebilir ve anlayışımızı tutarlı bir resimde birleştirebiliriz. Aydınlanma Çağı, karmaşık olanı evcilleştirmek için güçlü bir araç seti sundu ve biz de bu araç setinin her şeye uyarlanabileceği yanılgısına düştük.
Ancak "bulaşık" (complex) sistemler farklıdır. Yoksulluk, iklim değişikliği, uyuşturucu bağımlılığı, zihinsel sağlık, finansal piyasaların davranışı gibi konular karmaşık sistemlerdir. Bu sistemlerde boyutlar arasındaki etkileşimler dinamiktir; geri bildirim döngüleri, bileşenleri izole ederek türetilemeyen yeni davranışlar yaratır. Bir alandaki müdahaleler, diğer alanlarda bariz olmayan basamaklı etkilere yol açar. Hatta sistemi incelemek, refleksivite yoluyla sistemin kendisinde değişikliklere neden olabilir. Santa Fe Enstitüsü gibi kurumlar, on yıllardır bu ayrımı vurgulamaktadır.
Bilimsel açıklamaların evrimini ve modern dünyanın karmaşık problemlerini anlamak için geleneksel, basit teori anlayışının yetersizliğini vurguluyor.