Tony Hoare'un 1965 yılında null referansı icat etmesini "milyar dolarlık hatam" olarak nitelendirmesi, yazılım dünyasında sıkça dile getirilen bir iddiadır. Hoare, bu icadın sayısız hataya, güvenlik açığına ve sistem çökmesine yol açtığını belirtmiştir. Ancak, bu makale Hoare'un bu iddiasını sorguluyor ve null pointer'ların sanıldığı kadar büyük bir sorun olup olmadığını tartışıyor. Yazar, kırk yıl boyunca tüm endüstri genelinde milyar dolarlık bir hatanın aslında "hiçbir şey" olduğunu ve daha pahalı hataların da mevcut olduğunu öne sürerek, bu sayının abartılı olduğunu ima ediyor.
Makale, null pointer dereferanslarının çalışma zamanında yakalanması en kolay geçersiz bellek adresleri sınıfı olduğunu ve bellek güvenli olmayan dillerde meydana gelen en az yaygın geçersiz bellek adresi türü olduğunu savunuyor. Çoğu programlama dilinde karşılaşılan null pointer'lar, genellikle geçerli bir nesneyi işaret etmeyen referanslar olarak kullanılır. Ancak yazar, null'ın aslında birçok geçersiz bellek adresinden sadece biri olduğunu belirtiyor. Bellek yönetimi yapılan, çöp toplayıcılı dillerde null en yaygın geçersiz bellek adresi olsa da, C veya Odin gibi sistem düzeyindeki programlama dillerinde çoğu geçersiz bellek adresinin null olmadığını iddia ediyor.
Null pointer'larla ilgili sorun, "sarhoşun anahtar arama prensibi"ne benzetiliyor; yani, genellikle bulunması ve düzeltilmesi kolay hatalardır, zira çoğu önemsiz hatalardan (yazım yanlışları gibi) kaynaklanır. Yazar, null'ı ortadan kaldırmaya yönelik yüzeysel çözümlerin, fark edilmeyen birçok ödünleşime yol açtığını ve bu "sorun" algısının bireysel eleman odaklı bir düşünce yapısından kaynaklandığını vurguluyor. Modern platformlar, bu tür kontroller için sanal belleğin ilk birkaç sayfasını ayırarak null'ın pratik bir işaretçi olarak kullanımını desteklemektedir.
Null pointer'ların yazılım dünyasındaki "milyar dolarlık hata" algısının, pratik uygulamalar ve hata tespiti kolaylığı açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.