Meta'nın Chicago Üniversitesi ile ortaklaşa yürüttüğü dahili araştırma projesi "Project MYST", ebeveyn denetimi ve kontrollerinin (süre sınırlamaları ve kısıtlı erişim gibi) gençlerin sosyal medya kullanımındaki kompulsif davranışları üzerinde çok az etkisi olduğunu ortaya koydu. Çalışma ayrıca, stresli yaşam olayları yaşayan gençlerin sosyal medya kullanımlarını uygun şekilde dengeleme yeteneğinden daha fazla yoksun olduğunu gösterdi. Bu bulgular, Los Angeles County Yüksek Mahkemesi'nde başlayan sosyal medya bağımlılığı davasında dikkat çekici iddialardan biri olarak gündeme geldi.
Dava, "KGM" veya "Kaley" olarak tanımlanan bir genç ve annesi tarafından açıldı. Davacılar, sosyal medya şirketlerini "bağımlılık yapıcı ve tehlikeli" ürünler yaratmakla suçluyor; bu ürünlerin genç kullanıcılarda anksiyete, depresyon, vücut dismorfisi, yeme bozuklukları, kendine zarar verme ve intihar düşünceleri gibi sorunlara yol açtığını iddia ediyorlar. Bu dava, sosyal medya şirketlerinin çocuklara zarar verdiği iddialarını içeren bu yılki önemli davalardan biri. Davaların sonuçları, şirketlerin genç kullanıcılara yönelik yaklaşımlarını etkileyebilir ve düzenleyicileri daha fazla önlem almaya teşvik edebilir.
Kaley'nin avukatı Mark Lanier, Meta'nın bu zararları bildiğini ancak kamuoyuna açıklamadığını gösteren dahili araştırmayı mahkemeye sundu. "Project MYST" araştırması, "ebeveyn ve ev faktörlerinin gençlerin sosyal medya kullanımlarına gösterdikleri dikkat düzeyleriyle çok az ilişkisi olduğunu" belirtiyor. Bu, ebeveynlerin çocuklarının sosyal medya kullanımını kontrol etmeye çalışsalar bile, bunun çocuğun sosyal medyayı aşırı veya kompulsif kullanıp kullanmayacağını etkilemediği anlamına geliyor. Araştırma, 1.000 genç ve ebeveynlerinin sosyal medya kullanımları üzerine yapılan bir ankete dayanıyor ve hem ebeveynlerin hem de gençlerin bu konuda hemfikir olduğunu gösteriyor.
Meta'nın kendi araştırması, ebeveyn denetiminin gençlerin sosyal medya bağımlılığını engellemede yetersiz kaldığını göstererek, sosyal medya şirketlerinin ürün tasarımlarına yönelik sorumluluk tartışmalarını derinleştiriyor.