James Somers'ın "It Turns Out" başlıklı makalesi, "meğerse" (it turns out) ifadesinin yazılı metinlerdeki kullanımını ve bu ifadenin yazarlar tarafından nasıl manipüle edilebileceğini inceliyor. Yazar, bu ifadenin Paul Graham gibi isimler tarafından ustaca kullanıldığını fark ettiğini belirtiyor, ancak bu ustalığın aslında bir tembelliği gizlediğini öne sürüyor. Somers'a göre, "meğerse" ifadesi, yazarın kendi yapması gereken argüman geliştirme ve kanıtlama işini okuyucuya devrederek, kişisel gözlemleri veya zayıf iddiaları sanki nesnel bir keşifmiş gibi sunma potansiyeline sahip.
Makale, "meğerse" ifadesinin masum kullanımlarını (bir lokantada etin olmaması veya bir filmdeki sürpriz olay örgüsü gibi) örneklerle açıklıyor. Ancak yazar, bu ifadenin asıl tehlikesinin, bir yazarın "Cambridge dünyanın entelektüel başkentidir" gibi iddialı bir savı desteklerken kullanıldığında ortaya çıktığını vurguluyor. Bu tür durumlarda, "meğerse" ifadesi, kişisel bir deneyime veya önyargıya dayanan bir iddiayı, sanki uzun ve titiz bir araştırmanın doğal bir sonucuymuş gibi göstermeye yarıyor.
Somers, Paul Graham'ın New York ve Cambridge üzerine yazdığı bir pasajı örnek göstererek, bu ifadenin nasıl "kilometrelerce yol kat ettiğini" yani bir iddiayı nasıl güçlendirdiğini açıklıyor. Yazar, "meğerse"nin, bir pasta kabuğunun çok çıtır çıkması veya bir kimyasal çözeltinin asidik çıkması gibi doğal, kaçınılmaz bir sonucu ifade ediyormuş gibi bir izlenim yaratarak, aslında sağlam bir argümandan yoksun olan iddiaları gizlediğini belirtiyor. Bu durum, okuyucuyu yanıltarak, yazarın tembelliğini veya argüman eksikliğini örtbas etmesine olanak tanıyor.
Yazı dilinde sıkça kullanılan bir ifadenin, argümanların sağlamlığını nasıl etkileyebileceğini ve okuyucuyu nasıl yönlendirebileceğini inceliyor.