1999 yılında, Çek fizikçi Petr Šeba, Meksika'nın Cuernavaca şehrinde otobüs duraklarında otobüs şoförlerinin birbirlerini gözetlediği ilginç bir sistem fark etti. Şoförler, öndeki otobüsün kalkış zamanını öğrenmek için "casuslara" para ödüyorlardı. Eğer öndeki otobüs yeni kalktıysa yavaşlayıp yolcu biriktiriyor, uzun zaman önce kalktıysa hızlanarak diğer otobüslerin önüne geçmesini engelliyorlardı. Bu sistem, şoförlerin kârını maksimize ederken, Šeba'ya kuantum kaotik sistemlerle benzerlik taşıyan bir fikir verdi. Verileri toplamak için "çılgın" bir bilim insanı olduğunu açıklayıp tekila karşılığında casuslardan eski kayıtları alan Šeba ve ekibi, binlerce otobüs kalkış zamanını analiz ettiğinde, şüpheleri doğrulandı: Şoförler arasındaki etkileşim, kalkışlar arasındaki mesafelerde daha önce kuantum fiziği deneylerinde gözlemlenen belirgin bir desenin ortaya çıkmasına neden oluyordu.
Bu garip eşleşmenin keşfedilmesinden bu yana, aynı desen birçok farklı ve alakasız ortamda da kendini gösterdi. Bilim insanları, "evrensellik" olarak bilinen bu yaygın fenomenin, matematiğe dayanan temel bir bağlantıdan kaynaklandığına inanıyorlar. Bu desen, internetten Dünya'nın iklimine kadar karmaşık sistemleri modellemede onlara yardımcı oluyor. Desen ilk olarak 1950'lerde uranyum çekirdeğinin enerji spektrumunda, ardından 1972'de Riemann zeta fonksiyonunun sıfırlarında ve 2000'de Cuernavaca otobüs sisteminde görüldü. Son yıllarda ise deniz buzu ve insan kemikleri gibi kompozit malzemelerin spektral ölçümlerinde ve internetin basitleştirilmiş bir versiyonu olan Erdös–Rényi modelinin sinyal dinamiklerinde de ortaya çıktı. Tüm bu sistemlerdeki spektrumlar, verilerin rastgele dağılmış gibi görünmesine rağmen, komşu çizgilerin birbirini ittiği, böylece aralarındaki mesafeye belirli bir düzenlilik katan aynı belirgin deseni sergiliyor. Bu, kaos ve düzen arasındaki hassas denge, kesin bir formülle tanımlanıyor ve tamamen matematiksel bir ortamda da bulunuyor.
Bu evrensel desenin farklı doğal ve matematiksel sistemlerde tekrar tekrar ortaya çıkması, doğanın temel işleyişinde derin ve henüz tam anlaşılamamış bir matematiksel düzenin varlığına işaret ediyor.