“Local-first” yazılım kavramı, son yıllarda popülerleşse de net bir tanımını yapmak oldukça zordur. Makale, bu zorluğun temel nedenlerinden birinin, çoğu yazılım geliştiricisinin para kazanma odaklı çalışması olduğunu belirtiyor; oysa gerçek anlamda “local-first” yazılımlar, geleneksel iş modelleriyle ticarileştirilmesi daha güç sistemlerdir. Bu yaklaşım, veri, format, protokol, uygulama ve hizmetler dahil olmak üzere her türlü satıcı bağımlılığına doğrudan bir meydan okumadır. Yazar, “local-first”ın ikili bir etiket olmaktan ziyade bir spektrum olduğunu, bu nedenle tek bir temiz tanımının bulunmadığını savunuyor. Martin Kleppmann'ın tanımına göre, “local-first” yazılımda, başka bir bilgisayarın erişilebilirliği asla kullanıcının çalışmasını engellememelidir. Ancak bu tanım bile, “offline-first” ile “local-first” arasındaki fark gibi birçok karışıklığı gidermez. Örneğin, eski bir Apple IIe'deki VisiCalc, çevrimdışı çalışsa da “local-first” bir belge değildir.
Makalede ele alınan önemli bir yanlış anlama da, “local-first”ın sunucuların tamamen ortadan kalktığı anlamına geldiği düşüncesidir. Yazar, eşler arası (p2p) dostu bir geleceği tercih etse de, sunuculardan tamamen vazgeçme fikrini gerçekçi bulmuyor. Aksine, sunucuların “local-first” sistemlerde önemli bir rol oynayabileceğini, örneğin 7/24 erişilebilirlik sağlamak için kullanılabileceğini vurguluyor. Bir örnek olarak, Reflection adlı yerel öncelikli bir GNOME çok oyunculu Markdown düzenleyicisiyle yapılan ortak bir hikaye yazma deneyimi veriliyor. Bu tür bir işbirliğinde, bir p2p düğümünün sürekli aktif kalmasını sağlamak için bir sunucuda “headless” bir hizmet olarak çalıştırılması, kullanıcıların kendi cihazlarını sürekli açık tutma ihtiyacını ortadan kaldırarak deneyimi iyileştirebilir. Bu durum, sunucuların “local-first” felsefesine aykırı olmadığını, aksine belirli senaryolarda değeri artırabileceğini göstermektedir.
“Local-first” yazılımın karmaşık tanımı ve yanlış anlaşılmaları giderilerek, bu yaklaşımın veri egemenliği ve kullanıcı özerkliği açısından taşıdığı potansiyel vurgulanıyor.