Utah Üniversitesi'nden bilim insanları, yaklaşık yüz yıllık insan saç örneklerini inceleyerek kurşunlu benzin yasağının insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini ortaya koydu. 1970'lerde ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) tarafından kurşun bazlı ürünlere, özellikle kurşunlu benzin ve boyalara getirilen kısıtlamaların ardından, saçlardaki kurşun konsantrasyonlarında 100 katlık bir düşüş gözlemlendi. Bu bulgular, düzenleyici eylemlerin hedeflerine ulaşmada ne kadar etkili olduğunu açıkça gösteriyor ve Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlandı.
Araştırmanın günümüzde yapılmasının nedeni, Trump yönetiminin EPA'nın görev alanındaki birçok önemli düzenlemeyi gevşetme eğilimine dair artan endişeler. Kurşun özelinde henüz bir gevşeme olmasa da, eski kurşun boruların değiştirilmesini gerektiren 2024 Kurşun ve Bakır kuralının uygulanmasında bir esneklik olabileceğine dair işaretler bulunuyor. Çalışmanın yazarlarından Thure Cerling, "Tarihin derslerini unutmamalıyız. Ve ders şudur ki, bu düzenlemeler çok önemli olmuştur," diyerek düzenlemelerin sanayiye bazen zorlayıcı gelse de gerçekten olumlu etkileri olduğunu vurguladı.
Kurşunlu benzinin (tetraetil kurşun) geliştirilmesinde kilit rol oynayan Thomas Midgley Jr. gibi isimler, ürünün tehlikelerini bilmelerine rağmen savunmuşlardı. Midgley'nin bizzat kurşun zehirlenmesi yaşamasına rağmen 1924'teki bir basın toplantısında tetraetil kurşunu eline döküp buharını soluyarak zararsız olduğunu iddia etmesi, o dönemin anlayışını gözler önüne seriyor. Bu çalışma, geçmişteki hatalardan ders çıkarmanın ve çevresel düzenlemelerin önemini bir kez daha hatırlatıyor.
Yüzyıllık saç örnekleri analizi, çevresel düzenlemelerin insan sağlığı üzerindeki kritik ve kalıcı olumlu etkilerini bilimsel olarak kanıtlıyor.