Ana Sayfa

Kod Satırları Geri Döndü: Yapay Zeka ile Daha Kötü Bir Halde

1 dk okuma

Yazılım endüstrisi uzun yıllar boyunca "kod satırı sayısı" (Lines of Code - LOC) metriğinin verimliliği ölçmek için kötü bir yöntem olduğu konusunda fikir birliğine varmıştı. Dijkstra gibi önemli isimler, bu metriğin "anlamsız kod yazmayı teşvik ettiğini" belirtmiş, Bill Gates ise programlama ilerlemesini kod satırlarıyla ölçmeyi, uçak yapımını ağırlıkla ölçmeye benzetmişti. Sektör liderleri, yazılım projelerinin deneysel olduğunu ve asıl hedefin dönüşüm olduğunu vurgulayarak, LOC'yi "en kötü kategori" olarak nitelendirmiş ve yalnızca başka ölçüm yoksa kullanılması gerektiğini belirtmişti. Bu konsensüs, AI'ın yükselişiyle birlikte tamamen değişti.

Günümüzde, büyük teknoloji şirketlerinin CEO'ları, kodlarının yüzde kaçının yapay zeka tarafından yazıldığı konusunda adeta bir yarış içinde. Google, Microsoft, Meta ve Anthropic gibi şirketlerin liderleri, AI tarafından üretilen kod oranlarının hızla arttığını ve %25'lerden %90'lara kadar çıktığını gururla açıklıyorlar. Bu rakamlar, kazanç çağrılarında ve basın bültenlerinde bir başarı göstergesi olarak sunuluyor. Ancak, bu AI tarafından üretilen kodun ne kadarının hata içerdiği, ne kadarının gözden geçirmeden geçtiği veya ne kadarının hiç kullanılmadan atıldığı gibi kritik detaylardan bahsedilmiyor. Odak noktası tamamen hacim, yani eski LOC metriğinin yeni bir versiyonu haline gelmiş durumda.

GitHub Copilot gibi araçların panelleri "Önerilen Toplam Satır" ve "Kabul Edilen Toplam Satır" gibi metrikleri ön plana çıkararak bu yaklaşımı pekiştiriyor. Hatta sosyal medyada bile, yapay zeka ajanlarının kısa sürede on binlerce kod satırı ürettiğini kutlayan gönderiler viral oluyor. Bu durum, yazılım geliştirme dünyasında kaliteden çok niceliğe odaklanma riskini yeniden gündeme getiriyor ve AI'ın yazılım üretimini hızlandırırken, gerçek verimlilik ve değer yaratma ölçütlerini gölgede bırakabileceği endişesini doğuruyor.

İçgörü

Yapay zeka, yazılım geliştirme süreçlerinde eski ve eleştirilen "kod satırı sayısı" metriğini yeniden popüler hale getirerek, kaliteden çok niceliğe odaklanma riskini artırıyor.

Kaynak