Bulletin of the Atomic Scientists tarafından her yıl belirlenen Kıyamet Saati, insanlığın kendi kendini yok etmeye ne kadar yakın olduğunu sembolize eden ikonik bir göstergedir. Son güncellemeye göre, saat gece yarısına 85 saniye kala, şimdiye kadarki en yakın konumunda bulunuyor. Bu kritik zaman dilimi, Chicago Üniversitesi'nden teorik astrofizikçi Daniel Holz liderliğindeki Bilim ve Güvenlik Kurulu tarafından belirleniyor. Kurul üyeleri, nükleer patlama senaryolarını hayal ederek, küresel tehditlerin ciddiyetini sürekli olarak değerlendiriyorlar.
Saatin bu denli tehlikeli bir seviyeye ayarlanmasının arkasında, yeni bir silahlanma yarışı, küresel işbirliğinin erozyonu ve yapay zekanın savaşta artan rolü gibi endişe verici faktörler yatıyor. Bu gelişmeler, medeniyeti felakete bir adım daha yaklaştırıyor. Trinity Testi'nin 80. yıldönümüne denk gelen 2025 Nükleer Savaşı Önleme Nobel Ödülü Sahipleri Toplantısı gibi etkinlikler de, dünya liderlerini nükleer tehdidi azaltmaya çağıran bir bildiri yayınlama amacı taşıyor. Bulletin of the Atomic Scientists, bu tür önemli toplantıların ana sponsorlarından biri olarak, bilim insanlarının ve uzmanların sesini duyurarak dünyayı harekete geçirmeyi hedefliyor.
Kıyamet Saati'nin kökenleri, Hiroşima ve Nagazaki'nin bombalanmasından sadece aylar sonra, Aralık 1945'e dayanıyor. Chicago merkezli Manhattan Projesi bilim insanları, siyasetçilerin ve halkın nükleer tehdidin ciddiyetini tam olarak anlamadığından endişe ederek, Bulletin of the Atomic Scientists adlı bir bülten yayınlamaya başladılar. Bu yayın aracılığıyla, yeni silahların potansiyel sonuçları hakkında uyarıda bulunarak ve küresel politikaların oluşturulması için savunuculuk yaparak, insanlığı bu tehlikeye karşı bilinçlendirmeyi amaçladılar. Bu tarihi misyon, günümüzde de Kıyamet Saati aracılığıyla devam etmektedir.
Küresel çatışmalar, nükleer silahlanma ve yapay zekanın savaşta artan rolü gibi faktörlerin insanlığı felakete ne kadar yaklaştırdığını sembolize ediyor.