Makale, kentsel gözetim teknolojilerinin, özellikle Otomatik Plaka Tanıma Sistemlerinin (ALPR) yaygınlaşmasını ve bununla ilgili tartışmaları ele alıyor. Yazar, Albuquerque Polis Departmanı'nın (APD) 2013 yılında ALPR'yi erken benimseyen kurumlardan biri olduğunu belirtiyor. Başlangıçta altı aylık plaka verisi saklama süresi, Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) ve kamuoyu baskısıyla 14 güne indirilmişti. Ancak zamanla, maliyetlerin düşmesi ve gözetim teknolojileriyle sosyal sorunları çözme isteğiyle birlikte ALPR kullanımı Albuquerque'de büyük ölçüde arttı. Artık şehrin bazı bölgelerinde her sinyalize kavşakta ALPR bulunuyor ve veriler bir yıla kadar saklanarak, ülke genelindeki diğer kolluk kuvvetlerine hizmet olarak sunuluyor.
Yazar, kitlesel gözetim tartışmalarının en sinir bozucu yönlerinden birinin, kolluk kuvvetlerinin ve belediye yönetimlerinin geniş çaplı izleme programlarını başlatabilmesi, başlangıçtaki tartışmaları atlatabilmesi ve kamuoyunun dikkati dağıldıktan sonra veri saklama ve paylaşım sürelerini artırabilmesi olduğunu vurguluyor. Yıllarca, geniş ALPR programları çoğu Amerikan şehrinde büyük bir itirazla karşılaşmadan yayıldı. Özellikle Flock Safety gibi ALPR tedarikçilerinin, kamuoyu algısını umursamadan uzun süredir devam eden tartışmalara tekrar tekrar dahil olması dikkat çekiyor.
Flock gibi şirketlerin, ahlaki ve hukuki açıdan riskli bir alanda faaliyet gösterdiklerini bildiklerini, müşterilerinin çoğunlukla hükümetler veya halkın oylarıyla seçilmiş liderlere sahip kuruluşlar olduğunu anladıklarını belirtiyor. Örneğin, Teksas'taki kolluk kuvvetlerine diğer eyaletlerde kürtaj arayanları takip etmelerine yardımcı olmanın "kötü bir imaj" yarattığını biliyorlar. Ancak yazar, bu şirketlerin bu konuları pek umursamadığını, çünkü onlarca yıldır süregelen yolsuzluk, yasal ve politik manevralar ile belediye siyasetinin rutin etkisizliğinin, kamuoyunun fikrinin önemli olmadığı bir ortam yarattığını iddia ediyor.
Kentsel gözetim teknolojilerinin yaygınlaşması, veri saklama sürelerinin artması ve özel şirketlerin bu alandaki etik dışı uygulamaları, bireysel gizlilik hakları ve kamuoyu denetimi üzerindeki tehditleri derinleştiriyor.