Joseph Gordon-Levitt, Washington DC'de yaptığı bir konuşmada, internet platformlarının sorumluluğunu düzenleyen Section 230 maddesinin yürürlükten kaldırılması çağrısında bulundu. Aktörün internet politikalarına olan ilgisi takdir edilse de, yazar onun Section 230 hakkındaki temel argümanlarının yanlış bilgilere dayandığını belirtiyor. Gordon-Levitt, Section 230'un 30 yıl önce "tarafsız" platformlar için tasarlandığını ve günümüz internetine uymadığını iddia ediyor. Ancak makale, bu iddianın tamamen hatalı olduğunu vurguluyor.
Yazara göre, Section 230 hiçbir zaman "tarafsız" web siteleri için tasarlanmamıştır; aksine, web sitelerinin içerik denetimi yapabilmesini ve bu nedenle tarafsız olmak zorunda kalmamasını sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Yasanın yazarları ve metnin kendisi de bunu açıkça belirtmektedir. Hatta yasa, Stratton Oakmont v. Prodigy davasına bir yanıt olarak ortaya çıkmıştır. Bu dava, Prodigy'nin forumlarındaki içerikleri denetlemesi nedeniyle dava edilmesiyle ilgilidir ve Section 230, platformların kullanıcı içeriğinden sorumlu tutulmadan moderasyon yapabilmesinin önünü açmıştır.
Makale, Section 230'un kaldırılmasının, Gordon-Levitt'in eleştirdiği manipülatif medya sorununu çözmeyeceğini savunuyor. Aksine, bu durumun küçük web sitelerinin ve karşıt görüşlerin, zengin ve güçlü kişilerin açabileceği davalar karşısında savunmasız kalmasına neden olacağını belirtiyor. Yasağın kaldırılması, Elon Musk veya Donald Trump gibi figürlerin, beğenmedikleri içeriklere karşı servetlerini bir silah olarak kullanarak dava yağmuruna tutulmasına yol açabilir. Bu davalar, sonuçta kazanılsalar bile, küçük platformlar için büyük bir cezalandırma aracı haline gelecektir.
Section 230'un yanlış anlaşılması, internet platformlarının sorumluluğu ve ifade özgürlüğü üzerindeki etkileri hakkında önemli tartışmaları tetikliyor.