Ana Sayfa

İran Rejimi Çöküşün Eşiğinde mi?

1 dk okuma

The Atlantic'te yayımlanan bir makale, İran rejiminin çöküşün eşiğinde olup olmadığını sorguluyor ve devrimlerin başarısı için gerekli beş koşulu inceliyor. Yazarlar, 1979'dan bu yana ilk kez İran'ın bu koşulların neredeyse tamamını karşıladığını belirtiyor. Bu koşullar arasında mali kriz, bölünmüş elitler, çeşitli bir muhalif koalisyon, ikna edici bir direniş anlatısı ve uygun bir uluslararası ortam bulunuyor. Son haftalarda İran şehirlerini saran protestolar, ülkenin içinde bulunduğu mali krizin bir yansıması olarak görülüyor. Yüzde 50'yi aşan genel enflasyon ve gıda fiyatlarındaki yüzde 70'lik artış, ulusal para biriminin dolar karşısında yüzde 99'dan fazla değer kaybetmesiyle birleşince, ekonomik çöküşün tüm sınıfları etkilediği vurgulanıyor. Yenilenen küresel yaptırımlar, düşen petrol fiyatları, yolsuzluk, kötü yönetim, beyin göçü, yüksek genç işsizliği ve emeklilik fonlarının iflası gibi sorunlar da ülkenin ekonomik sıkıntılarını derinleştiriyor.

Rejimin çöküşü için ikinci önemli koşul olan elitlerin yabancılaşması da İran'da belirgin bir şekilde gözlemleniyor. 1979'da geniş bir ideolojik koalisyon olarak başlayan yapı, 2026 itibarıyla tek adam partisi haline gelmiş durumda: Ali Hamaney'in partisi. İslam Cumhuriyeti'nin kurucu babalarından ve eski başbakanlarından Mir Hüseyin Musavi 15 yıldır ev hapsinde tutulurken, yaşayan tüm eski cumhurbaşkanları susturulmuş veya saf dışı bırakılmış durumda. Muhammed Hatemi'ye medya yasağı uygulanıyor, Mahmud Ahmedinejad marjinalleştirilmiş ve izleniyor, Hasan Ruhani ise bir sonraki yüce lideri seçecek olan Uzmanlar Meclisi'nde sandalye arayışından men edilmiş durumda. Bu durum, rejimin içindeki çatlakların ve elitler arasındaki bölünmenin derinleştiğini gösteriyor.

İçgörü

İran, 1979'dan bu yana ilk kez bir rejimin çöküşü için gerekli koşulların çoğunu karşılayarak kritik bir dönemece girmiş durumda.

Kaynak