İran, modern tarihin en şiddetli internet kesintilerinden biriyle karşı karşıya. Yaklaşık iki haftadır süren bu kesinti, kötüleşen ekonomik koşulların tetiklediği protesto hareketine yönelik ülke çapındaki şiddetli baskılarla aynı zamana denk geldi. Kentik verileri kullanılarak yapılan bu analiz, olayın nasıl geliştiğini, önceki İran kesintileri bağlamındaki yerini ve ülkeyi gelecekte nelerin bekleyebileceğini detaylandırıyor. 90 milyonluk bir ülke için uluslararası sesli aramaların ve yerel iletişim hizmetlerinin de engellenmesi, bu karartmayı tarihin en şiddetlilerinden biri yapıyor.
İran'ın interneti, onlarca yıldır iki ana uluslararası ağ geçidi üzerinden dünyaya bağlıydı: Telecommunication Infrastructure Company (TIC) (AS49666) ve Institute for Research in Fundamental Sciences (IPM) (AS6736). TIC, internet trafiğinin büyük çoğunluğunu yönetirken, IPM teknolojik olarak bağımsız bir bağlantı sürdürüyordu. Bu ayrım önemliydi çünkü kesinti sırasında her ağ geçidi farklı davrandı. İlk büyük gelişme 8 Ocak 2026'da UTC ile 11:42'de yaşandı; TIC (AS49666), diğer ağlarla olan oturumlarından IPv6 BGP rotalarını geri çekmeye başladı. Saatler içinde, İran'ın neredeyse tüm IPv6 yönlendirmesi küresel yönlendirme tablosundan kayboldu.
Bu durum, İran'daki iletişimin neredeyse tamamen durmasına yol açtı ve ülkenin dijital haklar uzmanları tarafından "beyaz listeleme" olarak adlandırılan, yani sadece belirli onaylanmış sitelere erişime izin veren bir yapıya doğru ilerlediği belirtiliyor. Kesintinin süresi ve kapsamı, İran hükümetinin bilgi akışını kontrol etme ve muhalefeti bastırma çabalarının bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Bu olay, dijital haklar ve internet özgürlüğü açısından ciddi endişeler yaratmaktadır.
İran hükümetinin interneti bir kontrol aracı olarak kullanma kapasitesini ve bunun vatandaşlar üzerindeki derin etkisini gözler önüne seriyor.