Bir bilgisayar bilimi öğrencisi olan yazar, sosyal medyanın insan yaşamı üzerindeki derin etkisini ve bu teknolojileri nasıl kullandığımızı sıkça sorguluyor. Geçmişte çevrimiçi etkileşimlerin önemi göz ardı edilebilirken, günümüzde bu ağların gerçek dünya üzerindeki etkisi yadsınamaz hale geldi. Yazar, mevcut sosyal medya platformlarının genellikle kâr odaklı tasarlandığını ve bunun kullanıcıların çıkarlarıyla doğrudan çeliştiğini belirtiyor. Bu eleştirilere verilen yaygın bir tepki, sosyal medya fikrinin tamamen reddedilmesi yönünde. Ancak yazar, bu yaklaşımın hatalı olduğunu ve sorunun kökenine inilmediğini savunuyor.
Makale, sosyal medya kavramının tamamen kötü olmadığını vurguluyor. Uzaktaki akrabaların bebek fotoğraflarını görmek, lise arkadaşlarıyla yeniden bağlantı kurmak veya sosyal çevrenin dışındaki insanlarla kolayca iletişim kurmak gibi özelliklerin, platformları "sosyal medya" yapan temel unsurlar olduğunu ve bunların genellikle eleştirilmediğini belirtiyor. Yazar, bu tür sosyal ağ teknolojilerinin temel fikrinin faydalı olduğunu, ancak mevcut platformların durumunun "korkunç" olduğunu kabul ediyor. Bu kötüleşmenin nedeni, internetin veya sosyal medyanın kendisi değil; büyük teknoloji şirketlerinin kâr odaklı tasarımları ve bu durumun topluma verdiği zarardır. Yazar, sorunun internetin doğasında değil, onu manipüle eden ve şekillendiren şirketlerin yaklaşımında yattığını açıkça ifade ediyor. Bu nedenle, eleştirilerin hedefi internet değil, onu kötüye kullanan büyük teknoloji devleri olmalıdır.
Bu makale, sosyal medyanın kötü şöhretinin altında yatan gerçek nedenleri sorgulayarak, sorunun teknoloji değil, büyük şirketlerin iş modelleri olduğunu ortaya koyuyor.