Ana Sayfa

İnsan Hakları Kuruluşlarında İsrail'e Yönelik Çifte Standart

1 dk okuma

Makale, insan hakları dünyasında, özellikle de büyük kuruluşların İsrail'e karşı sergilediği tutumda belirginleşen bir çifte standardı ele alıyor. Amnesty International ve Sınır Tanımayan Doktorlar gibi kuruluşlar, başlangıçta tarafsızlık ve bağımsızlık ilkeleri üzerine kurulmuş olsalar da, son dönemde İsrail'e yönelik sert eleştirilerle dikkat çekiyor. Yazar, bu kuruluşların, Hamas'ın 7 Ekim saldırılarında öldürülen veya kaçırılan sivilleri göz ardı ederek, İsrail'in var olma hakkını sorgulayan pro-Filistin gösterilerini desteklemesini örnek gösteriyor.

Amnesty UK'in sosyal medyada paylaştığı ve İsrail'in kuruluşuna atıfta bulunarak "Her şey bir yıl önce başlamadı" mesajını veren bir video, bu değişimin çarpıcı bir örneği olarak sunuluyor. Kuruluşun kendi tüzüğünde belirtilen "hükümetlerden, siyasi ideolojilerden, ekonomik çıkarlardan veya dinden bağımsızlık" ilkesine rağmen, bu tür paylaşımların kuruluşun tarafsızlığını zedelediği iddia ediliyor. Makale, insan hakları camiasında kültürel ve siyasi solun hakimiyetinin artmasıyla birlikte, genç kadroların ideolojik bağlılıklarının, bu kuruluşların gündemlerini yeniden şekillendirdiğini öne sürüyor.

Bu durumun, Filistinlileri ezilen, İsrail'i ise ezen olarak kategorize eden eleştirel sosyal adalet teorilerinin etkisiyle pekiştiği belirtiliyor. Birleşmiş Milletler üyesi bir devlet olan İsrail'in, "benzersiz bir şekilde gayrimeşru" ve "gerici, ırkçı bir etnik 'Batı' devleti" olarak gösterilmesi, bu yeni ideolojik yönelimin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Makale, insan hakları kuruluşlarının, karmaşık siyasi ve kültürel dinamikleri tek taraflı bir bakış açısıyla yorumlayarak, temel misyonlarından uzaklaştığına dikkat çekiyor.

İçgörü

Uluslararası insan hakları kuruluşlarının tarafsızlık ve bağımsızlık ilkelerinden saparak ideolojik bir duruş sergilemesi, bu kurumların güvenilirliğini ve evrensel misyonunu sorgulatıyor.

Kaynak