Bilim insanları, küresel ortalama sıcaklık artışını 1.5 derece Celsius ile sınırlama hedefinin aşılmak üzere olduğunu ve bunun geri döndürülemez iklim felaketlerine yol açabileceği konusunda uyarıyor. Paris Anlaşması'nın üzerinden on yıl geçmesine rağmen, emisyonları azaltma konusunda atılan adımlar yetersiz kaldı. Bu durum, atmosfer kimyageri Robert Watson gibi uzmanların, Paris Anlaşması'nın artık geçerliliğini yitirdiğini belirtmesine neden oluyor.
Artık iklim değişikliğinin yavaş yavaş değil, ani ve yıkıcı bir şekilde ilerleyebileceği endişesi hakim. Dünya sistemlerinin kritik eşik noktalarını (tipping points) aşmasıyla birlikte, doğanın dengeleyici gücünün sona ereceği öngörülüyor. Bu eşik noktalarının aşılması, geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurarak insanlık ve doğa için büyük tehditler oluşturacak. Tim Lenton gibi araştırmacılar, sıcaklıkların düşürülerek bu eşiklerin aşılmasının engellenebileceği umudunun gerçekçi olmayabileceğini ifade ediyor.
1.5 derece eşiğinin aşılmasının etkileri şimdiden Hindistan, Afrika ve Orta Doğu'da artan sıcaklık ölümleri, ABD'deki orman yangınları ve tropikal fırtınaların yol açtığı sel ve hasarlar gibi aşırı hava olaylarıyla kendini gösteriyor. Son üç yıl rekor seviyede sıcak geçerken, 2023 ve 2025'te sıcaklıkların sanayi öncesi seviyelere göre 1.5 dereceye yaklaşması, 2024'te ise 1.55 dereceye ulaşması bekleniyor. Bu durum, küresel ekonomiye milyarlarca dolarlık zarar verirken, dünya nüfusunun beşte birinin yaşamını ve geçim kaynaklarını olumsuz etkiliyor. Bu sadece bir başlangıç; iklim değişikliği hızlanıyor ve geri dönüşü olmayan bir noktaya yaklaşıyoruz.
Küresel iklim hedeflerini aşmak, geri döndürülemez ekolojik felaketlere yol açarak gezegenimiz için ani ve yıkıcı sonuçlar doğurma riski taşıyor.