Beyaz Saray Sınır Çarı Tom Homan, Fox News'a verdiği bir röportajda, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) karşıtı gösterilerde tutuklanan kişilerin bir "veri tabanının" oluşturulması için federal hükümete baskı yaptığını belirtti. Homan'ın ifadelerine göre, amaç bu kişileri "ünlü yapmak", yüzlerini televizyonda göstermek ve işverenlerine, komşularına ve okullarına kim olduklarını bildirmek. Raporlar, Homan'ın bahsettiği veri tabanının sadece tutuklananlarla sınırlı kalmayıp, halihazırda gerçek olabileceğini düşündürüyor. Hatta bir ICE ajanı, kendisini filme alan bir protestocuya, "güzel bir veri tabanımız var ve artık bir iç terörist sayılıyorsun" diyerek aracının fotoğraflarını çektiğini itiraf etti. Federal bir yetkili bu veri tabanının varlığını doğrularken, İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) sözcüsü veri tabanının varlığını reddetti; ancak bazı raporlar veri tabanının merkezi olmayan ve düzensiz bir yapıda olabileceğini öne sürüyor.
Bu veri tabanının arkasındaki niyet oldukça endişe verici: ICE ajanlarını filme alma, takip etme ve kimliklerini ifşa etme çabalarına karşı misilleme yapmak. Homan, protestocuların bir ICE ajanının internette yayınlanmasını istemeleri durumunda, tutukladıkları her bir protestocuyu da yayınlayacaklarını belirtti. Ancak bu, protestocuların eylemleri (kamu görevlilerini görev başında filme almak, faaliyetlerini izlemek ve isimlerini, yüzlerini, rozet numaralarını yayınlamak) ile hükümetin eylemleri (bu faaliyetler nedeniyle insanları tutuklamak, hükümet kontrolünde bir liste oluşturmak ve bu bilgiyi özel taraflar aracılığıyla protestocuları cezalandırmak) arasında yanlış bir denklik kurmaktadır.
Hukuk, bu iki eylem setini aynı şekilde değerlendirmez. Birinci Değişiklik, hükümetin hesap verebilirliğini ve şeffaflığını sağlayan, federal kolluk kuvvetlerinin faaliyetlerini kaydetme, gözlemleme ve yayınlama gibi protestocu eylemlerinin çoğunu haksız hükümet müdahalesine karşı açıkça korur. Homan'ın planı ise devletin gücünü kötüye kullanarak anayasal olarak korunan ifade özgürlüğünü bastırmayı amaçlamaktadır. Bu durum, sivil özgürlükler ve hükümetin şeffaflığı açısından ciddi endişeler yaratmaktadır.
Hükümetin protestocuları hedef alan potansiyel bir veri tabanı oluşturma ve anayasal hakları ihlal etme girişimi, sivil özgürlükler ve şeffaflık ilkeleri açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.