ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı (ICE), mahalleleri ve hatta tek tek blokları mobil telefonlar üzerinden izleyebilen, cihazların ve sahiplerinin zaman içindeki hareketlerini takip edebilen yeni bir gözetim sistemine erişim sağladı. 404 Media tarafından elde edilen bilgilere göre, bu sistem kişilerin iş yerlerinden evlerine veya diğer lokasyonlara kadar tüm hareketlerini detaylı bir şekilde gözlemleyebiliyor. Sistem, Penlink adlı bir şirket aracılığıyla yüz milyonlarca telefondan toplanan ticari konum verilerini kullanıyor.
ICE'in dahili bir hukuki analizine göre, bu ticari konum verileri herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın sorgulanabiliyor. Bu durum, ICE'in devam eden toplu sınır dışı etme çabaları ve korunan ifade özgürlüklerine yönelik baskılarıyla birleşince, sivil özgürlük uzmanları arasında büyük bir endişe kaynağı haline geldi. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği'nden (ACLU) Nathan Freed Wessler, bu aracı "kontrolsüz bir kurumun elinde çok tehlikeli bir araç" olarak nitelendirdi. Wessler, bu ayrıntılı konum bilgilerinin, kim olduğumuz, nereye gittiğimiz ve kimlerle vakit geçirdiğimiz hakkında çok detaylı bir resim çizdiğini vurguladı.
Bu yeni gözetim sistemi, bireylerin gizliliği ve temel hakları üzerinde ciddi sonuçlar doğurma potansiyeli taşıyor. Mahkeme kararı olmaksızın geniş çaplı konum verilerine erişim, devletin vatandaşlar üzerindeki gözetim kapasitesini artırırken, şeffaflık ve hesap verebilirlik konularında önemli soru işaretleri yaratıyor. Uzmanlar, ICE'in bu sistemi tam olarak ne amaçla kullanacağı konusunda acil açıklama bekliyor.
ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nın (ICE) mahalle bazında telefon takibi yapabilen bir gözetim sistemi edinmesi, bireysel gizlilik ve sivil özgürlükler üzerinde ciddi endişeler yaratıyor.